Türk Şiirinde Kullanılan Kalıplar Nedir?

Türk Şiirinde Kullanılan Kalıplar

2’li: Bazı deyimlerde ve tekerlemelerde görülür.
a. Ivır
Zıvır.
Kelli
Felli.
İpsiz
Sapsız.


b. Enna
Menna
Dadi
Dinna
İnci
Düğme.

3’lü: Bazı deyimlerde, atasözlerinde, tekerleme ve bilmecelerde, türkü nakaratlarında rastlanılır.
a. Ağzı var
Dili yok.
Gök demir
Yer bakır.
Eti ne
Budu ne.
Yaş bitmiş
İş bitmiş.

b. Az olsun
Öz olsun.
Mart ayı
Dert ayı.

c. Bir varmış
Bir yokmuş.
Az gitmiş
Uz gitmiş.

ç. Canı var
Kanı yok.
Yol alır
İzi yok.
(Karınca)

d. Ağam gel
Paşam gel
Sabah dur
Akşam gel.

Bu heceyle manzumeler de yazılmıştır:

Ne diye
Bu şuna
Şu buna
Kafiye?
Başa taş
Aşa yaş
Heye ney
Tuhaf şey.
(N. F. Kısakürek)
4’lü: Bazı deyimlerde, atasözlerinde, türkü ve bilmecelerde görülür.
a. Yere bakar
Yürek yakar.
Düğün dernek
Hep bir örnek.

b. Eken biçer
Konan göçer.
İnsan beşer
Bazen şaşar.

c. Dağlar bana
Derler sana
Ela gözler
Ağlar bana.

ç. Anası var
Babası yok.
(İsa)
Altı kaya
Üstü kaya
İçinde var
Sarı maya.
(Yumurta)

Bu ölçüyle yazılmış manzumeler de vardır:

Anneciğim
Ben seni pek
Çok severim.
Tatlı babam.
Senden ise
Ayrılamam.
S.C.

5’li: Deyim, atasözü, bilmece, türkü ve bazı manzumelerde görülür.
a. Dediği dedik
Çaldığı düdük.
Anca beraber
Kanca beraber.
Gündüz külahlı
Gece silahlı.

b. Sakla samanı
Gelir zamanı.
Tarlayı düz al
Kadını kız al.
Az veren candan
Çok veren maldan.

c. Hanım uyandı
Cama dayandı.
Cam da kırıldı
Kana boyandı.
(Nar)

Bağlarım gider
Çözerim durur.
(Çarık)

ç. Burası Muş’tur
Yolu yokuştur
Giden gelmiyor
Acep ne iştir.

d. Bilmem nideyim
Aşkın elinden.
Kanda gideyim
Aşkın elinden.
Yunus Emre

6’li: Deyimlerde, atasözü, türkü, bilmece ve bazı manzumelerde görülür.
a. Armudun sapı var
Üzümün çöpü var.

b. Güvenme varlığa
Düşersin darlığa.
Az eli aşta gör
Çok eli işte gör.

c. Evleri var engin
Babası var zengin
Name benim dengim
Yandım Name gelin
(Türkü)

ç. Elimde bir tane
İçinde bin tane
(Nar)

d. Şeyhimin sözünü
Severim özünü.
Mübarek yüzünü
Görmeğe kim gelir.
Yunus Emre

7’li: Çok kullanılmış kalıptır. Deyim, atasözü, mani, türkü, ninni, bilmece, ilahi, nefes ile diğer manzumelerde görülür. 4+3. 3+4, 5+2 ve 2+5 duraklıdır. Duraksız da olur.

4+3 duraklı:
Herkes gider/Mersin’e
Biz gideriz/tersine.

3+4 duraklı:
Bir dalda/iki kiraz
Biri al/biri beyaz.
İlahi/kadir Mevlam
Güzeli/güzele yaz.

5+2 duraklı:
Bir küçücük kuş/idim.
Sinene konmuş/idim.
Ben senin olmuş/idim.

2+5 duraklı:
Kahve/Yemen’den gelir
Bülbül/çemenden gelir
Yari/güzel olanlar
Hergün/hamamdan gelir.

Duraksız:
Sen fikir kadar güzel
Ve tek birden daha tek
N. F. Kısakürek

8’li: Deyim, atasözü, bilmece, türkü, semai, varsağı, ilahi, nefes ve bazı manzumelerde görülür. 4+4, 5+3 duraklı ve duraksız kullanılmıştır.

4+4 duraklı:
Bu dünyada/bir nesneye
Yanar içim/göynür özüm
Yiğit iken/ölenlere
Gök ekini/biçmiş gibi.
Yunus Emre

Yeter olsun/yeter olsun
Çok ağlattın/yeter olsun
Turalanmış/sırma saçın
Çözen benden/beter olsun.
Karacaoğlan

5+3 duraklı:
Aşağı korsam/pas olur.
Yukarı korsam/is olur.
Gül menekşeye/karışmış
Küskün olanlar/barışmış
Taze fidanlar/erişmiş
Biz bu illerden/gideli
Gurbet illere/düşeli.
Duraksız:
Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
A. H. Tanpınar

9’lu: Pek kullanılmamıştır. Divan-ı Lügat-it Türk’te, atasözü, deyim, bilmece, türkü ve son yıllarda yazılmış bazı manzumelerde rastlanır. 6+3, 3+6, 5+4, 4+5 duraklı ve duraksızdır.

6+3 duraklı:
Acınma gidene/hebadır
Sevinme gelene/hümadır
Dünyanın temeli/havadır
Bütün bu şeyler boş/kavgadır.

3+6 duraklı:
A benim/elmas bileziğim
Seherde/yandı yüreciğim.

5+4 duraklı:
Tolum unutsa/kulun bulur
Tolum unutsa/bulun bolur.

4+5 duraklı:
Entarisi/ala benziyor
Şeftalisi/bala benziyor
Benim yarim/güle benziyor.

Duraksız:
Ne doğan güne hükmüm geçer.
Ne halden anlayan bulunur.
Ah aklımdan ölümüm geçer.
Sonra bu kış, bu bahçe, bu nur.
C. S. Tarancı

10’lu: Pek kullanılmamıştır. Buna rağmen bazı atasözü ve bilmecelerde, Hakim Süleyman Ata’nın Bakırgan’ında, Yunus Emre’nin Divan’ında rastlanmaktadır. Son yıllarda bu kalıpla manzumeler de yazılmıştır. 6+4, 5+5 duraklıdır. Duraksızlar sevilmemiştir.

6+4 duraklı:
Bıçağı kestiren/kendi suyu
İnsanı sevdiren/kendi huyu.

5+5 duraklı:
Ufukta günün/boynu büküldü.
Şimdi İstanbul/solgun bir güldü.
Güzel Marmara/menekşelendin,
Daha bir saat/önce pek şendin.

11’li: Çok kullanılmıştır. Halk edebiyatının destan, türkü, ağıt, koşma, ilahi ve nefeslerinde ve diğer manzumelerde görülür. Önceleri 7+4 duraklıyken az kullanılması sebebiyle sonra 6+5, 4+4+3 ve 4+7 duraklı ve duraksız şekilleri çıkmıştır. Duraklıların 6+5, 4+4+3’ü karışık da kullanılmıştır.

7+4 duraklı:
Tün gün tabun Tanrıga/boynama gıl
Korkub angar eymeni/oynama gıl

6+5 duraklı:
Derinden derine/ırmaklar ağlar
Uzaktan uzağa/çoban çeşmesi
Ey suyun sesinden/anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağ/çoban çeşmesi?

4+4+3 duraklı:
Ne karaymış/şu anlımın/yazısı
Meleşmiyor/koyun ile/kuzusu
Ana baba/kavim kardeş/acısı
Nerde benim/mor sümbüllü/dağlarım?
Gurbet ilde/ağ çekerek/ağlarım.

4+7 duraklı:
Şu Sille’nin/ufacık taşları.
Hilal olmuş/o güzelim kaşları.
Bir omuzdan/bir omuza saçları.
İnci midir/mercan mıdır dişleri?

Duraksız:
İçimi titreten bir sestir hergün
Saat her çalışında tekrar eder
“Ne yaptın tarlanı nerde hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?”

Karışık:
Şu yalan dünyaya/geldim geleli
Tas tas içtim/ağuları/sağ iken
Kahbe felek vermez/benim muradım
Viran oldum/mor sümbüllü/bağ iken

12’li: Orta Asya Türk edebiyatında çok kullanılmış, Anadolu edebiyatında ise yerini 11’liye bırakmıştır. Ahmed Yesevi’nin, Hakim Süleyman Ata’nın eserlerinde ve bazı manzumelerde görülür. Önceleri 4+4+4 duraklı iken sonraları 6+6 ve 7+5 duraklı şekilleri de çıkmıştır.

4+4+4 duraklı:
Ol Kadirim/kudret bilen/nazar kıldı
Hurrem bolup/yer astıga/girdim mına
Garip benden/bu dünyadın/güzer kıldı
Mahrem bulup/yer astıga/girdim mına

6+6 duraklı:
Gökte yıldızlarla/tanışmak istedim
Aşkın esrarını/danışmak istedim
Vahşi çiçeklerle/konuşmak istedim
Gönlümün bir garip/heyecanı vardı

7+5 duraklı:
Bilinmez sevgilerle/yıkanan göğüs
İyilik…Ürperişi/vücutta ruhun
İyilik…Beyaz koyun/gülümseyen yüz,
Şu sabah, mavi gökler/yemyeşil sükun

13’lü: Fazla kullanılmamıştır. Bazen 8+5 ve 4+4+5 duraklı şekillerine rastlanır.

8+5 duraklı:
Telgrafın tellerine/kuşlar mı konar
Herkes sevdiğine yavrum/böyle mi yanar

4+4+5 duraklı:
Atilere/koşuyoruz/gençlikle şanla
Şan beraber/koşar hakka/doğru koşanla

14’lü: Eski ve yeni edebiyatımızda çok kullanılmıştır. 7+7 ve 4+3+4+3 duraklıdır. 4+3’lük durgular 7’li hecenin açılmasıyla meydana gelmiştir.

7+7 duraklı:
Yağız atlar kişnedi/meşin kırbaç şakladı
Bir dakika araba/yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı/altımda demir yaylar
Gözlerimin önünden/geçti kervansaraylar

4+3+4+3 duraklı:
Çinli bir Türk/Ulutaş/Çin dilini/ilmini
Öğrenerek/Mandarin/ünvanını/kazandı.
Senelerce/kumanda/etti Çini/Maçini.

15’li: Pek kullanılmamıştır. Pek az olarak Ahmed Yesevi’nin, Yunus Emre’nin, Nesimi’nin eserlerinde ve bazı yeni manzumelerde görülür. 8+7, bunun açılmışı olan 4+4+4+3 duraklılarına rastlanmıştır.

8+7 duraklı:
Allah’ım ne bunaltıcı/ne boğucu bir gece
Gözlerimiz bulutlandı/arabaya binince.

4+4+4+3 duraklı:
Evet benim/her şi’rimde/yılan dişli/diken var
Sizler gidin/bal verecek/yeni açmış/gül bulun
Belki benim/acı sesim/kulakları/tırmalar
Sizler gidin/genç kızların/türksüyle/şen olsun.

16’lı: Pek kullanılmamıştır. İlk dönemlerde denenmemişse de sevilmediği için tutulmamıştır. Yunus Emre’de, Eşrefoğlu Rumi’de ve birkaç şairde görülür. 8+8 ve 8’lik hecelerin açılmışı olan 4+4+4+4 duraklıdır.

8+8 duraklı:
Sahillerin kucağında/fıkırdayan deniz yatar.
Kayaların kurnasında/şarkı söyler bazen rüzgar.
Sonra koşar ayağında/yıldızların nalınları.
Küçük, çapkın dalgacıklar/bir aşağı bir yukarı

4+4+4+4 duraklı:
Ey aşk eri/aç gözünü/yeryüzüne/kıl bir nazar.
Gör bu latif/çiçekleri/bezeyip üş/geldi geçer

17’li: Pek kullanılmamıştır. 4+3+4+3+3 ve 4+4+4+5 duraklı şekillerine rastlanmıştır.

4+3+4+3+3 duraklı:
Sen ilk önce/Resne’nin/dağlarında/parladın/ey güneş
Işığının/okunu/İstanbul’un/göğsüne/çevirdin

4+4+4+5 duraklı:
Ger mum gibi/doğru olsan/her huzurdan/kovarlar beni
Orak gibi/eğr olsam/el üstünde/tutarlar beni

18’li: Çok az kullanılmıştır. 4+4+3+4+3 duraklı şekline M. E. Yurdakul’da rastlanmıştır.

Milli diller/o vakitler/bütün garp/bunu tahkir/ederdi
Dudaklarda/Aristo’nun/Latince/tefsirleri/gezerdi

19’lu: Pek yoktur. M. E. Yurdakul’da 4+4+4+4+3 duraklısına rastlanmıştır.

Ey hemşeri!/Sakın kesme/yaş ağaca/balta vuran/el ummaz;
Na, kütükler!../Nice yıldır,/hiçbirine/kervan gelmez/kuş konmaz.

20 ve 22 heceliler çok enderdir. Denemeden öteye gidememiştir.

Bir tutsak o, uzun yıllar öncesinden, yüzlerce yıl ötesinden
Yerlere dek bir giyside, selvi boylu, samur saçlı, gözler ela
Solmamış bir gül elinde, ilk bahçeden alınma, bir kırmızı gül
Ne kokusu uçmuş… İşte bilmezlik bu! Aşk bu işte; kutlu, eskil!

gibi. Serbest nazımda en fazla hece olarak kullanılmıştır.

Hece sayısı arttıkça parçanın nazım özelliği kalkmakta, nesre yaklaşmaktadır. Bunun için fazla heceli kalıplarla pek örnekler verilmemiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir