Peygamber Efendimizin Doğruluğu ve Dürüstlüğü


  • Anasayfa
  • Peygamber Efendimizin Doğruluğu ve Dürüstlüğü
Peygamber Efendimizin Doğruluğu ve Dürüstlüğü
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Peygamber Efendimizin Doğruluğu ve Dürüstlüğü

Peygamberimizin Dogrulugu

Peygamberimiz, dogruluk ve dürüstlügün en güzel örnegi idi. O, çocuklugundan itibaren dogruluktan ayrilmamis, hiç yalan söylememistir. Peygamberliginden önceki gençlik döneminde dogrulugu ve güvenilir kisiliginden dolayi kendisine, “Muhammedü’l-Emin” yani, “Güvenilir Muhammed” denilirdi. Düsmanlari bile onun dogrulugunu kabul etmis, kendisine yalanci diyememislerdi.
Peygamberimizin en büyük düsmani Ebü Cehil: “Muhammed! Biz seni yalanlamiyoruz, san bizim kanaatimize göre dogrusun. Biz ancak senin getirdigini yalanliyoruz.” Demis, bu söz Peygamberimizi üzmüstü. Bunun üzerine “Onlarin söylediklerinin seni üzdügünü elbette biliyoruz. Aslinda onlar seni yalanlamiyorlar, fakat o zalimler, açiktan açigi Allah’in ayetlerini inkar ediyorlar.” Ayeti inmistir.

Kureys’in ileri gelenlerinden Haris b. Amir de söyle demistir.

“Ey Muhammed, vallahi sen bize hiç yalan söylemedin, fakat biz sana uyarsak yerimizden olacagiz, bundan dolayi iman etmiyoruz.”

Ebü Süfyan Müslüman olmadan önce ticaret amaciyla Sam’a gittigi zaman Bizans Imparatoru Onu kabul etmis ve Peygamberimizle ilgili kendisine bazi sorular sormustu. Bu sorulardan birisi de söyle idi:

– Peygamberlik iddiasinda bulunan bu zatin, daha önce hiç

yalan söyledigini duydunuz mu? Ebü Süfyan:

– Asla, yalan söyledigini hiç duymadik, diye cevap vermistir.

Bunun üzerine Imparator:

– Size peygamberlik iddiasinda bulunan bu zatin evvelce hiç yalan söyleyip söylemedigini sordum. Onun hiç yalan söylemedigin ifade ettiniz. Sayet bu zat Allah hakkinda yalan söylemis olsa daha evvel insanlara yalan söylemesi gerekirdi, demis ve Peygamberimizin dogrulugu sebebiyle gerçekten peygamber oldugunu ifade etmistir.

Peygamber oldugu zaman Mekke’de halkini Islam’a davet için toplamisti. Safa tepesine çikarak orada toplananlari: “Ey Kureys halki! Size bu dagin arkasinda bir düsman ordusunu geldigini söylesem bana inanir misiniz”? dedi, orada bulunanlar:

– “Hepimiz inaniriz, çünkü sen ömründe yalan söylemedin” diye cevap verdiler. Bu toplulugun içinde Peygamberimizin en azili düsmanlari da vardi. Onlar da Peygamberimizin dogrulugunu itiraf etmislerdi.

Peygamberimiz, kendisi dogru sözlü oldugu gibi bizim de dogru olmamizi ve yalanciliktan sakinmamizi istemis ve söyle buyurmustur. “Dogruluktan ayrilmayin. Zira dogruluk iyilikle beraberdir. Dogru ve iyi olanlar cennettedirler. Yalandan kaçinin, çünkü yalan kötülükle beraberdir. Yalan söyleyen ve kötülük edenler de cehennemdedirler.”

O, yalandan hiç hoslanmaz, yalancilari sevmezdi. Peygamberimiz çocuklari kandirmak için yalan söylenmesini de iyi karsilamamistir.

Abdullah b. Amr diyor ki:

Peygamberimiz bir gün evimizde bulundugu bir sirada annem bana:

– “Gel sana bir sey verecegim” diye çagirdi.

Peygamberimiz anneme:

– Çocuga ne vermek istedin? Diye sorunca annem:

– Hurma verecegim, diye cevap verdi. Bunun üzerin

Peygamberimiz:

– “Egen onu aldatip bir sey vermeseydin, sana bir yalan

günahi yazilirdi.” Buyurdu.

Peygamberimiz bir sey hakkinda söz verdimi, verdigi sözde mutlaka durur, geregini yerine getirirdi.

Hudeybiye baris antlasmasinin hükümlerinden birisi de, Mekkelilerden biri Müslümanlara siginirsa, Müslüman bile olsa, geri verilecek; fakat Müslümanlardan Mekkelilere siginan olursa geri verilmeyecekti.

Müslümanlar için çok agir olan bu antlasmanin yazilmasi henüz bitmisti ki, Mekkeliler adina antlasmayi imza edecek olan Süheyl’in Müslüman olan oglu Ebü Cendel bir yolunu bulup kaçmis ve ayagindaki zinciri sürüyerek çika gelmisti. Bu antlasmaya göre Ebü Cendeli iade etmek gerekiyordu. Müslümanlar bundan büyük üzüntü duymuslar ve Ebü Cendel’i iade etmen istememislerdi.
Peygamberimiz Ebü Candel’e dönerek:
– Ey Ebü Cendel, sabret, bir verdigimiz sözden dönmeyiz. Yakinda Cenab-i Hak sana kurtulus yolunu açacaktir, diye teselli etti. Ve henüz imza edilmemis olmasina ragmen sözlü olarak kararlastirilmis bulunan antlasmaya uyacaginin isaretini vermisti.
O, kurtulusun dogrulukta oldugunu bildirmis, dogrularin kiyamet gününde Peygamberlerle beraber olacagini haber vermistir.
Peygamberimize insanlarin hayirlisi kindir diye soruldu. Peygamberimiz:
– “Her temiz kalpli ve dogru sözlü olanlardir.” Buyurdu.
”Güvenilirlik’ Kelimesi ile İlgili Ayetler
Rahman ve Rahim olan ‘ın adıyla
Andolsun, İsrailoğulları’ndan kesin söz (misak) almıştı. Onlardan on iki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve onlara: “Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve ‘a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır.” (Maide Suresi, 12)
“Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.” (Araf Suresi, 68)
Hükümdar dedi ki: “Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım.” Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: “Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin.” (Yusuf Suresi, 54)
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara Suresi, 107)
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara Suresi, 125)
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara Suresi, 143)
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara Suresi, 162)
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara Suresi, 178)
Cinlerden ifrit: “Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim.” dedi. (Neml Suresi, 39)
O (kadın)lardan biri dedi ki: “Ey babacığım, onu ücretli olarak tut; çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı gerçekten o kuvvetli, güvenilir (biri)dir.” (Kasas Suresi, 26)
Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma edilirken, Biz Harem (Mekke)yi güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp ‘ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar? (Ankebut Suresi, 67)
” ‘ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim” (demişti). (Duhan Suresi, 18)
Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir. (Tekvir Suresi, 21)

28 Nisan 2013 Saat : 4:46
  DİN

Peygamber Efendimizin Doğruluğu ve Dürüstlüğü Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLU BAĞLANTILAR

Ödev Ödev