Manas Destanı Özet

MANAS DESTANI

 

Türk boylarından biri olan Kırgızların milli destanı, dünya edebiyatının da sayılı şaheserlerinden ve en uzun destanı olan Manas Destanı, adını, destandaki kahramanlar alır. Bu destanı okuyup söyleyenlere de Manascı denilir. Manascılık, bir sanat ve meslek olarak kabul edilir.

Manas destanı’nda geçen hadiseler, bazı araştırmacılar tarafından Hun dönemine bağlanıyor. Ancak, bu olayların zeminini 9’uncu yüzyıl sonrasına bağlamak daha gerçekçi. 1120’li yıllarda Orta Asya’yı istila ederek Karahanlı ülkesini ele geçiren Moğol Karahitaylar’ın, Kırgızlar üzerine asker göndermesi ve bu sırada yaşanan olaylar Manas Destanı’na kaynaklık eder.

Ünlü Türkolog Wilhelm Radloff (1837-1918) Manas Destanı’yla ilgili ilk derlemeyi, Kırgızistan’ın Tokmak şehri güneyindeki Sarı Bağış boyuna mensup bir Manasçıdan 1869’da yaptı. Radloff’un derlediği yedi bölümlük Manas Destanı, toplam 11 bin 454 mısradan oluşuyor. Fakat, Manasçıların okuduğu dize sayısının, 16 bin mısra civarında olduğu belirtiliyor.

Kırgız Türklerinin milli kahramanı Manas’ın etrafında örgülenen Manas Destanı’nın ilk bölümünden itibaren; Manas’ın doğumu, daha beşikte iken konuşmaya başlaması, kafirleri yeneceğini söylemesi, büyüyüp delikanlı olunca Çinlileri yenmesi, Müslüman yiğit Almanbet’le tanışıp, birlikle birçok savaşa girmeleri, Manas’ın evlenmesi, düşmanları tarafından iki defa öldürülmesine rağmen tekrar dirilmesi, Mekke’yi ziyaret ve Kabe’yi tavaf etmesi, lirik bir üslupla anlatılır.

Destanda Manas’ın üçüncü ölümü, geri dönüşü olmayan bir ölümdür. Bundan sonra Manas’ın oğlu Semetey ve torunu Seytek’in destanları başlar. Manas Destanı, Semetey ve Seytek Destanlarıyla üçlü bir zincir oluşturur.Üç nesle uzanan Destan’da, Manas ülke yönetiminin kurucusu görevini yaparken; oğlu Semetey iktidarı tehlikeye sokar, torunu Seytek ise işleri yeniden düzene koyar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir