Makale Nedir?

SPONSORLU BAĞLANTILAR

Makale Nedir?

Bir konuda bilgi vermek,bir düşünceyi ispatlamak amaciyla yazilan bu tür gazete ve dergi yazilarina makale denir.

Makale,genel özellikleriyle bir iddia ve ispat yazısıdır. Çoğunlukla bilimsel,siyasal,toplumsal ve ekonomik konularda yazılır.

Gazete ve dergilerin baş sayfalarinda yayimlanan,yayin organlarinin güttügü amaç dogrultusunda yazilan makalelere de baş makale denir. Bu yazıları yazanlara da baş yazar denir.

Güçlü bir makale yazabilmek için iyi bir planlamaya gereksinme vardır. Bir düşünce yazısı olduğundan,makalenin giriş bölümünde konu ortaya konur. Genelde bu ortaya koyuş bir iddia biçi-mindedir.

Makale,araştirma ve incelemelere dayali bir yazi türüdür. Iyi bir makale yazilabilmesi için, planlamanin güzel olmasi tek başina yeterli degildir. Bunun yani sira,konu hakkinda ayrintili bit bilgi birikimine sahip olunmasi da gerekir. Ayrica, anlatim yalin,duru ve açik;örneklerin  güçlü ve inandirici olmasina da özen gösterilmelidir.

Makalenin giriş bölümünde konu bir iddia olarak ortaya konur. Gelişme bölümünde,bu iddia örneklerle ispatlanir. Sonuç bölümünde de kesin bir yargiya varilir.

Ayrıca Bir yazıda anlatılmak istenen, üzerinde durulan düşünceye ana düşünce ve ana düşünceyi

tamamlayan,destekleyip geliştiren olaylarin,düşünce ve duygularin tümüne yardımcı düşünceler

denir.

 

           ŞEN OLUNUZ

Hayatı ideal şartlar altında düşünenler değil,bulundukları halden hoşnut olmasını bilenler bahtiyar

olabilirler. İşte bu sırrı bulanlar; bahtiyarlığa kavuşmak için ne işlerin düzelmesini,ne büyük memurluklara geçmeyi,ne de zenginleşmeyi beklerler. Bulundukları durumdan en çok fayda elde etmeye çalışırlar. Bahtiyarlık insanların kendi varlığındadır, onu başka yerde aramak boştur.

İnsan çalışırken değil,fakat işini bitirdikten sonra yorgunluğu  duyar. Onun içindir ki , ne çeşit olursa olsun, işini bitirdikten sonra sayfayı kapamalı ve artık gönül açacak çareler aramalıdır. Tanıdık-

larımızdan bir profesör vardır. Bu zat,sabahtan akşama kadar iş odasında durup dinlenmeden sekiz on saat çalışır ve sonra nasıl dinlenir,bilir misiniz? Keman çalarak! Kendisi diyor ki: “Fikrim ne kadar yorulursa yorulsun,yarım saat keman çalınca bütün yorgunluğum gider ve taze hayat bulurum.”

Bir İngiliz hekimi diyor ki:”Dinlenmek için zamanın bir kısmını güler yüzlü ve kahkası bol insanlarla geçirmelidir.” Bu pek doğrudur. Şen bir dostun konuşması insanın yorgunluğunu giderir, sinirlerini yatıştırır,üzüntüsünü geçirir. İnsana hayatta fazilet gerekir;fakat neşe de onun kadar lüzumludur.

Bulunduğumuz yerlerde,işlenmemiş nice bahtiyarlık madenleri vardır. Onları bulmak bir hünerdir. Her şeyi iyi görmeye alışanlar, bu bahtiyarlık kaynaklarının da pek iyi yerini bulurlar. Bakınız Goethe ne diyor:”İnsan her gün ya güzel bir ses işitmeli,ya gönül açıcı bir kitap okumalı,yahut güzel bir şey seyretmelidir.

 

Kitap odanızda her vakit bir mizah gazetesi bulundurunuz ve içiniz sıkıldığı zaman çabucak onu açıp gönül eğlendirecek parçalar okuyunuz. Sinemalarda güldürü filmleri seyretmek fırsatını kaçırmayınız. Tuhaf konuşan,şaka yapan,eğlenceli hikayeler anlatan kimselerin bulundukları toplantılara koşunuz. Kara haberler veren,somurtan,her şeyi karanlık gören kimselerden uzak durunuz. Elem veren,gözyaşı döktüren filmleri seyretmeyiniz.

Sözün kısası,bahtiyar olmak herkesin hakkıdır. Yalnız o bahtiyarlığı uzaklarda değil,kendi hayatımızda arayıp bulmalıyız. Geçmiş günlerin özlemini çekenler ve ya geleceğin kaygısı ile tasalananlar,hiçbir vakit bahtiyar olamazlar. Halinden hoşnut olmayı bilmeli,hem gülmeli hem de başkalarını güldürmeli,hayat bir aynadır,güler yüzle bakarsınız,o da güler;kaşlarınızı çatarsınız, o da suratını asar.

Selim Sırrı TARCAN

Add a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Ödev Ödev