Köprü Kitabının Analiz Formu

Köprü Kitabının Analiz Formu

KÖPRÜ
AYSE KULIN KIMDIR:Arnavutköy Amerikan Kiz Koleji Edebiyat Bölümünü Bitirdi.Çesitli Dergilerde Editör ve Muhabir Olarak Çalisti.1998’de “Adi Aylin”Adli Biyografi Romanini ve Yine 1998’de “Genis zamanlar” Adli öykü Kitabini Çikardi.2000’de Çikardigi”Füreyya”Adli Biyografi Romaniyla Edebiyat Yasamina Devam Etmektedir.
Roman, Erzincan’in Kemaliye ilçesine bagli Baspinar köyünde bir köprünün olmayisinin ve bu köprünün insan yasamina etkisinden söz etmektedir .Romanda öncelikle bu köprünün insan yasamina etkisine deginilmistir.Öyleki romanin kahramanlarindan Bayram’in hamile esini dogum için Kemaliye devlet hastanesine götürmek istemesi ve suyu karsiya geçememesi sonucu esinin kendi kendine dogum yapmasi ve kanamadan ölmesi ön plana çikmaktadir.
Dul kalan Bayram’in öksüz bebesiyle birlikte valinin makamina gelip ,derdini anlatip validen yardim istemesiyle olaylar asil seyrini alir .Valiye derdini anlatan Bayram’i teselli etmek ilk basta zor olmustur. Esini kaybeden Bayramin ayni seyin baskalarinin basina gelmesini istemedigi için buraya bir köprü yapilmasi için valiye israrda bulunuyor. Vali de bu konuyla ilgilenecegini;ancak ilk önce bebesinin bir süt anneye ihtiyaci oldugu kanisina varir ve ona bir süt anne bulur ;ancak bu annenin kaderi Bayramin kaderinden pek farkli degildir bu süt anne çok sevdigi bir gençle evlenmeye karar verdigi anda,araya kültürel çatismalar ve bunun sonucunda alevi-Sünni ayrimciligi her ikisinin de hayatini mahveder.
Birbirini deli gibi seven iki gencin bir araya gelmesini istemeyen ve her firsatta bunlari ayirtmaga çalisan aileleri ,her an karanlik yüzlerini göstermektedirler ve bu gençleri bir araya getirmemek için sanki onlari bir ates ile barutun yan yana gelip patlamasi ve ortaligi helak etmesi olarak görüyorlar.Ancak Ferhat’a dagi deldiren Mecnun’a çölü gezdiren bu sevgi onlarda da vardi. Hiçbir zulme boyun egmeyen bir alevi kiziyla bir Sünni gencin sevgisi de
iste bu türden bir sevgiydi.Bu gençler bu yerlerde kaldiklari sürece ,bir araya gelemeyeceklerini anlamis ve oradan yani Tunceli’den kaçmaya karar vermislerdi.Bu kaçis
uzaklara ta Istanbul’a idi Ancak bulunuruz korkusuyla ve Elmas’in dogumunun yaklasmasi sebebiyle ,bunu bir müddet ertelerler. Oraya yakin olan Kemaliye’nin Basbaglar köyüne yerlesirler ,ürkek ve korkak tavirlarla.
Vali bütün imkanlari seferber ederek köprünün yapimiyla ilgilenmeye baslar,diger valilerin yaptigi gibi. Çünkü bu köprünün yapimi hep bürokratik engellere takilmisti Kendince hep zor isleri basaran biri olan vali ,bunu da basaracagini düsünmektedir.Hemen hazirliklara baslanir projeler çizilir, isi kimin yapacagi kararlastirilir .
Basbaglar’a gelip yerlesen iki sevgilinin bir çocuklari olur .Bu yasak askin gençlerinin bir erkek çocuklari vardir artik .Bayram’in Öksüz’ü bu çocugun süt kardesi, Elmas ise Öksüz’ün Süt annesi olacaktir .Bu ise en çok sevinen bayram olacaktir;çünkü Elmas’a Öksüz’ün süt annesi olmasi teklifi yapilir ve o da bunu kabul eder ,ezilmisligin verdigi bir hazla. Elmas ve Mevlit ismindeki bu gençler kendilerine yapilan bu teklifi kabul ederler ve Öksüz’ün yeni anne ,babasi olurlar.
Vali, tüm hazirliklari yapiyor.Mühendise projeyi çizdiriyor ve tüm zorluklara karsi köprüye ilk adim atiliyor.Ancak köprünün yapiminin zor olacagi hatta mümkün olmayacagini düsünenler hemen muhalefete baslarlar ,ellerinden gelen her türlü çabayi sergilerler .Bu çabanin altinda ,köprünün yapiminin kendine verilmemesine isyan eden bir insaatçi vardir.Bu köprünün yapimi o günün kosullari el vermedigi için, Erzincan’da degilde,Ankara’da yapilmasi kararlastirilir.Bu plana göre köprü maket seklinde yapilip bir ucunu vapura bindirip diger ucundan ise bir is makinesinin itmesiyle yerine yerlestirilecektir.
Bu arada Öksüz’ün köyüne yani Basbaglar’a teröristler baskin yapar. Tüm halk köy meydaninda toplanarak kusuna dizilir .Bu zulüm sirasinda otuz alti mahzun insan öldürülür. Öldürülen insanlar arasinda Elmas’in esi Mevlit ve kundaktaki bebeside bulunuyordu.Kendi bebesinin gözleri önünde öldürülmesine ve bunca zulme isyan eden Elmas, çaresizligin verdigi öfkeyle yere yigilan Elmas bir süre yerde kaliyor. Kendine geldigi zaman Öksüz aklina geliyor hiç olmazsa onu kurtarayim düsüncesiyle yerinden firliyor içerde yatmakta olan bebegi kaptigi gibi kimsenin göremeyecegi düsüncesiyle bahçedeki erik agacinin dalina asiyor ve Öksüz’ü bu zulümden kurtariyor.
Bu arada maket köprü yapilmistir ve Baspinar’a dogru yola çikmistir. Baspinar’da da hazirliklar tüm hiziyla devam etmektedir ancak korkulan bir sey vardir o da teröristlerin köprüye zarar verecegi endisesidir. Bu yüzden güvenlik önlemleri artirilmistir. Nihai sonuca yaklasilmaktaydi. Köprünün yerine konmasi için gerekli olan vapur ve is makinesi temin edilmis bekletiliyordu. Artik sadece havanin iyi gitmesinden baska bir sey istenmiyordu. Bu arada muhalifler yapiminin zor olacagini düsündükleri gibi simdi de yerlestirmenin olamayacagini öne sürerek seslerini daha da yükseltiyorlardi. Ancak bütün bu olanlara vali ses çikarmiyor ve onlari mahcup edecegini biliyordu.
Bütün olumsuz sartlara ragmen yaptirilan köprünün yerine yerlestirilecegi beklenen an artik gelmistir. Bugünü bekleyenler insaat alanini bayram yerine çevirmislerdir. Fakat beklenmedik bir durum meydana gelmis ve vapur rüzgar sebebiyle ters döner. Böylece çalismalar ertesi güne ertelenir. Artik herkesin dilegi bu köprünün bir an önce yerine yerlestirilmesidir. Ertesi gün geldiginde çalismalara yeniden baslanir ve merakli bakislar arasinda bir sorun yasanmadan köprü yerine yerlestirilir.Öksüz büyümüstür,baskinda esi Mevlit’i kaybeden Elmas, Bayram’a es olmayi kabul etmis ve tekrardan burukta olsa hayata merhaba demistir.
Bütün zorluklara ragmen köprü yapilmistir. Bu köprü ,yapilmasi çok zor olan seylerin dahi azimle ve inançla basarilacaginin kanitidir.
KITAP HAKKINDA YORUM.:Kitabi okumamin nedeni öncelikle ödev olmasidir.Daha önce hiçbir romani bastan sona kadar okumadim. Ödevde olsa böyle bir romani bastan sona kadar okumak güzel oluyor ;ama okuma aliskanligi olmadigi için ve okuma zevki kazanmadigim için beni biraz zorladi
Ayse Kulin ‘i fazla tanimam sanat kariyerini fazla bilmem;ancak anlattigi olay bana pek yabanci degil .Bende olayin geçtigi iklimin insaniyim .Yazari özellikle insan için hayati önemi olan ve eften püften seyler anlatmak yerine daha gerçekçi olaylari anlatmasi açisindan taktire sayan görüyorum ;fakat yazarimiz olaylari anlatirken gereksiz dolambaçlara girerek romani gereksiz ayrintilarla uzatmistir romanda bulunmasi gereken en önemli özellik olan özlülüge uyum göstermemistir bu da romanin okunmasi açisindan olumsuz etki yapiyor.Yinede konunun basitligi ve de romanin gereksiz yere uzatilmasina karsin bu kitabin içerigin in dikkate alinip okunmasinda fayda vardir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir