Kibir ve Haset Hakkında Bilgi

Kibir ve Haset
Kibir, kelime olarak büyüklük, büyük olma, kendini başkalarından üstün görme vb. anlamlara gelir. Kibir, Kur’an’da Allah’a isyan eden İblis’in sıfatı olarak geçer. İblis, kendini Hz. Âdem’den üstün görmüş ve “O topraktan yaratıldı. Ben ise ateşten yaratıldım, ateş topraktan üstündür.” diyerek kibirlenmiş ve Allah’ın rahmetinden kovulmuştur. Kur’an’da “…(Hz. Adem’e secde etmekten) yalnızca İblis kaçındı. Kibirlendi ve kâfirlerden oldu.” (Bakara suresi 34. ayet.) buyrulmaktadır. Peygamberimize de Müşrikler kibirlerinden ve inatlarından dolayı inanmamışlardır. Kur’an’da inançsızların en belirgin özelliği olarak kibir yani kendini diğerlerinden üstün görme sıfatı gelmektedir.

Kibirli insan, başkalarının fikirlerini kabul etmez. Başkalarıyla işbirliği yapmaktan kaçınır, onlarla bilgi alış verişinde bulunmaz. Başkalarına yardım etmez, insanları küçümser. İslam kibirli olmamayı insanlara iyi davranmayı ve tevazu sahibi olmayı tavsiye etmiştir. Peygamberimiz “Allah, tevazu edeni yükseltir, kibirleneni zelil kılar.” buyurmaktadır. Başka bir hadiste “Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç bir kimse cehenneme girmez; kalbinde hardal tanesi kadar tekebbür bulunan hiç bir kimse de cennete giremez.” buyrulmaktadır. Burada ki kibir Allah’a ve Resulu’ne inanmaktan uzaklaştıran kibirdir. Kur’an’da “…Allah kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.” (Nisa suresi 36. ayet.) buyrulmaktadır.
Haset, kıskançlık, çekememezlik vb. anlamlara gelir. Haset eden kişi Allah’ın d i ğ e r insanlara nasip ettiği nimetlerden dolayı rahatsız olur. O nimetlerin onda olmamasını ister. Kur’an’da “…haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın Rabb’ine sığınırım.” (Felak suresi 1-5. ayetler.) buyrulmaktadır.

Kibir ve haset, insanların arasında kin ve düşmanlık meydana getirir. Toplumda huzursuzluğa neden olur. Birlik ve beraberliğin, dayanışma ve yardımlaşmanın yok olmasına sebep olur.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir