İsyan Günlerinde Aşk Romanının Analizi

GENEL TANITI BİLGİLERİ

1.1 / 1.2 Bigliyografik künye ve Konun Geçtiği Zaman

Romanımız İsyan Günlerinde Aşk ,600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun Padişah Vahdettin dneminde,1876 Meşrutiyet ilanı dönemindeki toplumsal,sosyal etkileşim sürecini günlük olaylarla bize sunmaktadır.

1.3Konunun Geçtiği Mekan

Anlatıcı Binbaşı Ragıp Bey ile Dilara Hanım’ın evinde geçiyor.

1.4 Anlatıcar

Binbaşı Ragıp Bey ana karakter,ilişkide bulunduğu Dilara Hanım ve Eşi Hatice Hatım olaylar zincirinin yardımcı kahramanları.

YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ahmet Altan ,1950 yıllında doğdu.Orta ve lise öğrenimlerini çeşitli okullarda dolaşarak tamamladıktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne devam etti,İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.Yirmi dört yaşında gazeteciliğe başladı.Gece muhabirliğinden,genel yayın müdürlüğüne kadar gazeteciliğin hemen hemen bütün kademelerinde çalıştı.1987 yılında köşe yazarı oldu,1990 da genel yayın müdürüyken gazeteciliğe ara verdi.Çeşitli televizyon programları hazırladı.Birçok yazısından dolayı yargılandı ve 1995 yılında birbuçuk yıl hapse mahkum edildi.İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar 1982 de yayınlandı.1985’te yayınlanan ikinci kitabı Sudaki İz ,toplatıldı ve müstehcenlikten yargıralanarak mahkeme kararıyla yakıldı.Üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi 1991 de basıldı.Dördüncü romanı olan Tehlikeli Masalar 1996 Ekiminde yayınlandı ve rekor sayılacak baskı sayısına ulaştı.Deneme kitapları Geceyarısı Şarkıları1995’te,Karanlıkta Sabah Kuşları1997’de yayımlandı.Ahmet Altan 1998’de yayınlanan romanı Kılıç Yarası Gibi ,1999 yılı Yunus Nadi Roman Ödülünü aldı,son romanı İsyan Günlerinde Aşk 3.basımındada ellibini bulmuştur.

ESERİN PROFİLİ
3.1 Genel Tanıtım Bilgileri

Romanı sosyolojik kavramlar açısında incelediğimizde, Osmanlı İmparatorluğunda padişah Vahdettin döneminde,onun tarafından ilan edilen Meşrutiyet’in Osmalı toplumu üzerndeki etkileri ve bu etkilere toplumun verdiği çeşitli sosyal tepkiler gösterilecektir.Osmanlı toplumunun ,Meşrutiyet ilanıyla ve hazırlık döneminde geçirdiği ekileşim süreci ile ilgili bigiler vericez.Roman insanları ustalıkla anlatırken her çeşit insan topluluğunu ve onların sosyal münasebetlerinin bir etki- tepki ilişkisi içinde yani etkileşim halinde meydana gelişlerini de anlatıyor.Romanın karakterleri birbirleriyle karşılaştıkları zaman ,birbirlari hakkındaki farklı hüküm ve değerlerini bize yansıtacaktır.Bunun için en büyük nedende yetiştikleri kurum vre değerlerinin toplum üzerinde yanlış algılanması nedeniyle meydana gelen tepkiler olarak size gösterilecektir
.
3.2 Edebyat Tarihindeki Yeri ve Yankıları
Romanın şaheseri gazeteci-yazar Ahmet Altanolay örgüsü içindeki dönemi büyük bir ustalıkla okuyucusuna aktarmıştır.Bunu dilinin akıcı ve sade olmasına borçludur.Bir gazeteci olmasının getirdiği kolaylıkla da olsa gerek ki ,yazar toplumun sorunlarını ele alırken zorlanmamıştır.Roman 2001 ayında ilk basımını sunmuş,şu halen yayınlanmakta olan üçüncü basımıda büyük bir kitle tarafından ilgiyle okunmaktadır.
Ahmet Altan’ın kariyerindeki geçmişini incelediğimizde yazarın diğer romanlarında da yankılar uyandırdığını görüyoruz..1985’te yayınlana Sudaki İz ,toplatılarak dilinin müstehçenliğinden dolayı yakılmştır.

3.3 Karekterler ve Olay Örgüsü

Binbaşı Ragıp Bey askeriyede Binbaşı ve İttihatçılardandır.Şeyh Efendi’nin kızı Hatice Hanimla evli,iki çocuk babasıdır.Bir gce yolda yürürken ,bir kadınınn çarşafını tutan külhanbeylerin dersini vererek,Dillara adındaki bayanla tanışır ve ilişkileri o gece teşekkür etmek üzere Ragıo Beyi evine davet eymesiyle başlar.
Dilara Hanım Lehistanda Alman asıllıküçük bir toprak ağasının kızıdır,müzik derslari almış,edbiyat hakkında geniş bilgisi olan bir kadındır.18 yaşında Giritli bir paşayla evlendirilmiştir.
Yardımcı karekter olarak Ragıp Bey’in eşi Hatice Hanım durumu romanın devemında ortryr koyacak kişidir.Rolü aldatılan kadın olarak geçer.
Dilara Hanım,kendisinin kocası öldükten sonra gençyaşta dul kalan birçok Osmanlı kadının tersine kadınlığını unutmadığını ,bir dedikoduya yol açmamak içinde kendi çevresinden olmayan erkeklerle gelgeç ilişkiler kurduğunu söylememektedir.Birinin kendi açığını yakaladığını düşünmesi ve sürekli Ragıp Beyle aralarındaki konuşmalarda, onun açığını yakalamaya çalışması,bunun Dilara Hanımı avantajlı duruma koyduğunu düşünmektedir.Erkeklerin hepsinin zayıf karekterli olduklarını düşünmesi onun “genelleme”yaptığını ve ettiketleme özelliğini de kişinin kim ve nasıl birisi olduğuna,sahip olduğu mesleğe bakarak anlamasından farkediyoruz.Ragıp Bey hep bir “değiştirme” yanılgısı içindedir.Ragıp Bey mutluluğunu bir şekilde Dilara Hanımın,ona nasıl davrandığına bağlamaktadır.Ragıp Bey bilmeden,bilinç altında Dilara’nın toplum tarafından tasbib edilmeyen hayatını ve davrnışlarını değiştirmesini ister,yüz ifadesini değiştirerek yada ters cevaplar vererek amacına ulaşabileceğini düşünür.
Osmanlı toplumunun o dönem çerçevesi içinde sahip olduğu gelenekler-Ragıp Beyin inanç kalıplarını etkilemektedir-bu nedenle Dilara Hanımla olmasına karşın bir taraftan düşünsel bir tepki içersinde olup onunla olan ilişkisini red etmek ister.Bu durum onun aynı zamanda “kutuplaşmış düşünce”içinde olduğunu gösterir.Davranışsal tepki olarak hep”hata yapmamalıyım’ı”kullanır.Hata yaparsa başkalarının gözünden düşeceğine inanır.
Eşi Hatice Hanım’ın bir gün gelip ondan ayrılmak istediğini söylemesi ,birlikte yaşamamak kararını aldığını belirtmesi üzerine ,insanlar ne düşünür koskoca Şeyh Efendi ne düşünür diye kara kara düşünmüştür.Davranışlarının olumsuz yönde sapma gösterdiğini bilmektedir yada standart altı bir davranış.Olumsuz sapkın bir kişinin genelikle kendi toplumu tarafından aşağı statüye yerleştirilmesi olyı Ragıp Beyi korkutmaktadır.Beklenen ve geçerli davranış örüntülerine uymazsa, yani Şeyhin kızından basit bir hayat yaşayan bir başka kadın için ayrılırsa ,anormal kabul edileceğini bilmektedir.Romanın sonuna doğru karıaından ayrılsada Dilara Hanım da Ragıp’ı kabul edemez,çünkü karısından onun için ayrılmış bir askerle gizli gizli ilişkisi devam ederse ,toplumun bazı grupları tarafından aşağı statüye konulacağını bilir,daha fazla ileri gitmeyerek sonunda ayrılır.

4.SOSYOLOJİK KAVRAMLARALA ESERİN İNCELENMESİ

. Ragıp Bey hem evli bir adam hem de iki çocuk babası askeriyede Binbaşıdır.İttahatçı biri olarak askeriyede ordunun giderek bozulmakta olan düzeninden yakınıp ,düzeni sağlamak gibi bir rol üstlenmiştir.Evde ise kocalık rolünü karısına karşı zamanla getiremez olmuş,karısını aldatan koca rolünü üstlanmiştir.Soy,geçirdiği eğitim,cinsiyeti,ordudaki işlevsel varlığı dikkati çekeken,bu statü kavramlarının getirdiği özellikleri kıran olumsuz sapmalar göstermaktadir.Osmanlı Döneminde, dönemin gelenek ve göreneklerini çiğneyerek başka bir kadınla evlilik dışı bir ilişki yaşaması,standart altı bir davranış olup,sosyolojide tartışılan en yaygın sapma formudur.Toplumu oluşturan özelliklerden biri olan aile ve aile kurumunu yıkmak,diger toplumsal değerleri yıkmak anlamınada gelir.Ragıp Bey bir “değişme”içersindedir,çevresel bakının bu değişmede etkisi büyüktür.
Dilara ise eşi ölmüş,dul bir kadındır.Bir kız çocuğu annesi olup,eşinden kalan mirasla geçinir.Evli bir askerle yasak ilşiki yaşayan kadın rolündedir.Sahip olduğu servet,almış olduğu eğitim o dönemin kadınlarınkine oranla daha üst bir statü sağlar.Kadının da dilediği gibi yaşama hakkına sahip olduğunu düşünmesi,gelenek ve göreneklerin bazı ihtiyaç ve tercihler karşısında çiğnenebileceğini desteklemektedir.Sürekli çevresiyle “çatışma”halindedir.Kendi hedefleri doğrultusunde,insanları incitmek ,tahrip etmek gibikorkuları yoktur.Tüm erkekler üzerine acımasız ve sert eleştirileri vardır.Aslında bunun nedeni dah önce yaşamış olduğu güvensizlikler ve hayalkırıklıklarıdır.Çünkü dul bir kadındır.Güzel bir kadın olmasına rağmen şanslı olduğunu düşünmez,çok küçük yaşta babasının sözüyle yaşlı bir paşa ile evlenmek zorunda kalır.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

1876 Meşrutiyetin ilanıyla bazı kurum sınıflamalarının daha işlevsel olacağı düşünülürken eskiye oranla,herşey daha da kötü bir hal alır.Alt kurumlar olan yasal sistem,askeriye,ordu sisteminde yozlaşmalar görülür.Ordunun padişaha,ordunun askerine ,padişahında tüm kurumlara güveni yoktur.Osmanlı toplumu giderek assimilasyona uğramaktadır.İşte bu dönemde yaşanan aşklarda toplumun farklı statülerindeki ,farklı rollere sahip toplumun temel taşı olan insanın nasıl birbiriyle ve gruplarla çatışma içinde olduklarını ortaya koyar.Sosyolojinin anahtar kelimesi olan insan,bu olayı yaratan,üreten yani tüm sosyal kültürel sistemin sahibidir.
Dini kurumlarkişinin Tanrı ile ilişki kurmasını sağlamasına karşın,din elden gidiyor diye her bağırıldığında olay çıkar.Bu kurumun asıl amacı saptırılır.”yapısal değişme”görülmektedir,değişim yönü bozulmadır.Kasıtsız ve beklenmeyen değişmeler görülmektedir.Meşrutiyetin ilanıyla ilerme ve kazanç olması gerekirken beklenmyen yozlaşmış bir toplum görüntüsü ortaya çıkar.Fuhuşun artması,orduda düzenin bozulmas,evlilik dışı yasal ilişkilerin yaşanması gibi.
İsyan Günlerinde Aşk’ın en büyük özelliği kurumların işlevselliklerini kaybettiği,sosyal kontrolün olmadığı bir dönemde,doğru orantıda yaşanan sosyal olayların temel nedeninin,batılı toplulardan gelen “yayılmadan” kaynaklanmaktadır,bu nedenle hızlı değişimin görülmesi kaçınılmazdır.
Ahmet Altan ,romanında,bir yüzyılı sarasan bir ayaklanmanın içinde yaşanan aşklar,acıları ve tutkularıyla açığa çıkarmadığı sırları,karanlık yanları ve en önemlisi o dönemin yorumlarıla gün ışığına çıkarmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir