İslamın Sanat İle İlişkisi Nedir?

İslam ve Sanat
Allah her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. Kur’an’da kendini bize en güzel Yaratıcı olarak tanıtmaktadır. Bu konuda Kur’an’da “Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir!” (Mü’minun suresi 14. ayet.) buyrulmaktadır. Peygamberimiz “Allah güzeldir, güzeli sever. ” ( Tirmîzî, Edeb/41; Müslim, İmân/147) buyurmaktadır. Kültürümüzde de aynı anlayış vardır. Kur’an’da “Biz insanı en güzel şekilde yarattık.” (Tin suresi 4. ayet.) buyrulmaktadır. En güzel şekilde yaratılan insan da estetik olan şeylerle ilgilidir ve yaptıklarında estetik bir kaygı taşımaktadır. Allah yarattığı şeylerin mükemmelliğinden söz ettikten sonra, insanı düşünmeye ve bu mükemmellikte yatan incelikleri anlayıp derinden hissetmeye çağırmaktadır. Kâinât, bakmasını ve görmesini bilen için muhteşem bir eserdir. Kulaklar, bu kusursuz nizâmın ahengini ve ritmini duymak, gözler eşsiz güzellikleri temaşa için yaratılmıştır.

İslamda sanat ve estetik, dinin kurallarına aykırı olmaması şartıyla daima teşvik görmüştür. İslam’ın geldiği ilk zamanlarda en yaygın inanç putperestlikti. Bu sebeple Müslümanlar tarihte insan resmine ve heykele olumsuz bakmış ağaç oymacılığı, taş oymacılığı, çini sanatı, yazı sanatına yönlemişlerdir. Bu tür sanat dallarında benzerine başka medeniyetlerde pek rastlanamayan şaheserler meydana getirilmiştir. Osmanlılar zamanında hat sanatı zirveye ulaşmış, emsalsiz eserler yazılmış, tablolar yapılmıştır. Meşhur hattatların yazdığı Kur’an’lar, kitaplar, levhalar zamanımıza kadar ulaşmış hat eserleridir. Müslümanlar özellikle camileri, medrese, saray ve konakları, üzerinde çeşit çeşit, rengarenk çiçek, gül, lale ve benzeri motiflerin işlendiği çinilerle süslenmişlerdir. Taş ve ağaç oymacılığı özellikle Selçuklular zamanında çok ileri bir seviyeye yüksel-miştir.Selçuklu mimarisinde cami, medrese, kervansaray ve benzeri sosyal hizmetler için yapılan eserlerin giriş kapıları çok yüksek ve görkemli olur ve bu kapılar taş oymacılığının bütün maharetleri kullanılarak, muhteşem bir eser meydana getirilirdi. Kervansarayların, saray ve köşklerin avlu kapıları, saraya, kervansaraya giriş kapıları da aynı şekilde oymacılık sanatının birer şaheserleriydi. Ağaç oymacılığı daha ziyade, cami minberlerinde, cami, medrese, türbe ve benzeri binaların ahşap kapılarında kendini göstermektedir. Selçukluların hüküm sürdüğü Anadolu şehirlerinde bu eserlerin zamanımıza kadar ulaşan örneklerini büyük bir hayranlıkla temaşa etmekteyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir