İslam’ın Dünya Hayatına Bakışı Nedir?

islamin-dunya-hayatina-bakisi

İslam’ın Dünya Hayatına Bakışı

“Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”
Mü’minûn suresi, 115. ayet.
Kur’an’da hayat kavramı hem dünya hem de ahiret yaşamını ifade etmek için kullanılır. Dünya hayatının en önemli özelliği insan için bir sınav yeri olmasıdır. Allah (c.c.) bu konuda şöy¬le buyurmaktadır: “O (Allah), hanginizin daha güzel iş yapacağını sınamak için ölümü ve ha¬yatı yarattı…”
Allah, Kur’an’da dünya hayatının geçiciliğini şu şekilde hatırlatır: “…Bu dünya hayatı (kısa) bir geçinmedir. Ahiret ise ebedî olarak durulacak yerdir.” Bu hatırlatma insanın yaşamın¬da amaçlarını doğru belirlemesi ve dünya-ahiret dengesini doğru kurması bakımından önemlidir.

İnsanın hayat sınavını kazanması, yaratıcısını tanıyıp kulluk bilinciyle yaşamasına bağlıdır. Bu durum Kur’an’da şöyle ifade edilmektedir: “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” Ayetteki ibadet kavramı ile Allah’ı tanımak ve her konuda onun rızasını gözeterek yaşamak kastedilmektedir. İnsanın Allah’ı tanıması, kendi varlığının kaynağını ve amacını bilmesi demektir. Allah’ın rızasını gözeterek yaşaması ise yaratılış amacı doğrultusunda bir hayat sürmesini sağlar. Bu anlamda namaz kılmak, zekât vermek birer ibadet olduğu gibi ilim öğrenmek, çalışmak, insanlığa hizmet etmek de ibadettir.
Dünya hayatı, sayısız güzelliklerin yanında zorluk ve sıkıntıları da içinde ba¬rındırmaktadır. Her zorluk için bir kolaylık, her külfetin karşılığında bir nimet var edil¬miştir. Yeryüzü maddi ve manevi ihtiyaç¬larımızı karşılayacak imkânlarla donatıl¬mıştır. Hayatın yaratılış amaçlarından biri de insanın bu nimetlerden helal yollardan faydalanması ve karşılığında Yüce Allah’a şükretmesidir.
İnsan, dünya hayatını büyük bir nimet olarak görmeli ve en güzel şekilde değerlendirmelidir. Bilgi, sevgi, saygı, adalet gibi erdemlere önem vermelidir. İnsan bir taraftan kendisinin ve ailesinin geçimini sağlamak için çalışmalı, diğer taraftan ise ahiret yurdu için hazırlık yapmalıdır. Böylece dünya-ahiret dengesini kurmuş olur. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın sana verdiğinden (onun yolunda infak ederek) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma! …”

Sahabeden üç kişilik bir grup Peygamberimizin (s.a.v.) evine gelir. Hz. Peygambe¬rin yaptığı ibadetlerle ilgili hanımına sorular sorar. Peygamberimizin hanımı da kendilerine onun ibadet tarzını anlatır. Onlar da, “Biz nerede, Peygamberimiz nerede? Onun geçmiş ve gelecek bütün günahları affedildi.” derler. Aralarından biri, “Ben ömrümün sonuna kadar geceleri namazla geçireceğim.” der. Diğeri, “Ben de ömrümün sonuna kadar oruç tutacağım. Bir gün olsun oruçsuz geçirmeyeceğini.” der. Üçüncüsü de, “Ben de ömrümün sonuna ka¬dar kadınlardan uzak kalacağım. Asla evlenmeyeceğim.” der. Bu esnada Resulullah gelir ve şöyle buyurur: “Şöyle şöyle söyleyen sizler misiniz? Allah’a andolsun ki ben Allah’a karşı gelmekten en çok korkanınızım. Böyleyken ben bazen oruç tutar bazen tutmam. Geceleri namaz da kılar uyku da uyurum. Kadınlarla da evlenirim. Benim sünnetim budur. Artık kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.”
Buharî, Nikah, 1.
Allah insanı en güzel şekilde yaratmış ve evreni insanın emrine vererek onun hizmetine sun¬muştur. Ayrıca Allah, insana akıl ve özgür irade vermiş, onlardan bu iradelerini iyi ve yararlı işlerde kullanmalarını istemiştir. Böylece insan baskı ve zorlama olmadan kendi iradesi ile verdiği kararla¬rından ve davranışlarından sorumlu tutulmuştur. Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyrulmuştur: “Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) taşı¬dık. Kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan ger¬çekten üstün kıldık.”1 Kur’an’ın başka bir ayetinde de Yüce Allah, insanın sorumluluğunu gücüyle sınırlı kıldığını şöyle ifade eder: “Allah, kimseyi gücünün üstünde bir şeyle sorumlu tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kazandığı kötülük de kendi zararınadır…”2 Dinimiz, dünyada insanın gücünü aşan uygulamaları ondan istemez. Ayrıca insanın sadece kendi yaptıkların¬dan sorumlu tutulacağı Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir: “.Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz.”3

islamin-dunya-hayatina-bakisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir