İslamda Çevre Bilinci Nedir?

İslam ve Çevre Bilinci
Kişinin yaşadığı, çalıştığı kısaca hayatını geçirdiği mekanların hepsi insanın çevresi olarak adlandırılır. İnsan yaşadığı çevrenin temiz ve sağlıklı olmasını ister. Bunun için çaba gösterir ve diğer insanlardan da bu konuda yardım bekler.

İslam, insanlara emniyet ve huzur vaat ederken bu emniyetten insanın çevresindeki varlıklar da faydalanır. Kur’an’da “…ölçüyü koydu. Ölçüde haddi aşmayın.”(Rahman suresi 8-9. ayetler.) buyrularak insanın doğadaki dengeyi bozmaması gerektiği ifade edilir.

İslam, Müslümanlara bütün varlıklara saygı duymayı, onların hayat hakkına dokunmamayı öğretmektedir. Kur’an’da “Yedi kat gök, yeryüzü ve bunlarda bulunan varlıklar Allah’ı tesbih ederler…” (İsrâ suresi 44. ayet.) buyrularak her canlının bir vazifesinin olduğundan söz edilir. İlmi gelişmeler gösteriyor ki her canlının ekolojik dengede bir yeri vardır. Bütün canlıları Allah ‘ın yarattığının farkında olan ve hepsinin onu tesbih ettiğine inanan kimse gelişigüzel onlara zarar veremez. Çevresindeki varlıklardan yararlanırken dengeyi bozmamaya dikkat eder. Kur’an-ı Kerim israfı haram kılmıştır. Peygamber Efendimiz nehirde abdest alırken bile suyun israf edilmemesini tavsiye etmiştir. Kur’an’da insanın başına gelen sıkıntıların bir kısmının kendi yaptıklarından olduğu söylenmektedir.
İnsan çevresine verdiği zararla kendisini ve çocuklarının yaşamını zorlaştırdığının farkında olmalıdır. Peygamberimiz de çevre konusunda Müslümanlara örnek olmuştur. Taif halkı Müslüman olmak üzere Medine’ye bir heyet gönderdiklerinde, Peygamberimiz hazırlattığı anlaşma metnine Taif bölgesi vadilerinin de koruma altına alındığı ve orada bitki örtüsünü tahrip etmenin, hayvan avlamanın yasaklandığı, bu yasağa uymayanların cezalandırılacağı bir madde olarak yazdırmıştır. Ayrıca Peygamberimiz Medine’nin her cihetinden yaklaşık 32 kmlik bir alanı koruma bölgesi ilan ettiğini ve ağaçların kesilmesini, dallarının kırılmasını yasaklamıştır (İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, s. 297). Peygamberimiz bir gazveden dönerken Medine yakınlarındaki konakladıklarında “Kim buradan bir ağaç keserse mutlaka onun yerine bir ağaç diksin” buyurmuştur (İbrahim Canan, İslam ve Çevre Sağlığı, İstanbul 1987, s59-60). Ayrıca Peygamberimizin ağaç dikmeye teşvik eden; “Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı var ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin”, “Kim bir ağaç dikerse onun için ağaçtan hasıl olan ürün kadar Allah sevap yazar.”, “Müslümanlardan bir kimse bir ağaç dikerse o ağaçtan yenen mahsul mutlaka onun için sadakadır. Yine o ağaçtan çalınan meyve de onun için sadakadır. Vahşi hayvanların yediği de sadakadır. Kuşların yediği de sadakadır. Herkesin ondan yiyip eksilttiği mahsul de onu dikene ait bir sadakadır .” hadisleri bu konuya verdiği önemi göstermektedir.
Tarihimizde Fatih’in İstanbul’un fethinden sonra vakfettiği 136 adet dükkân için yazdırdığı vakfiyede çevre temizliği için Müslümanların o tarihlerde bile ne kadar önem verdiklerini açıkça göstermektedir: “Bu gayr-i menkulatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler…Maazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı vaki olabilür. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah, ehl-i erbaba verile. Bunlar ki hayvanat-ı vahşiyyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar…”(İbrahim Özdemir, Münir Yükselmiş, İslam ve Çevre Sorunları, Ankara 1995, s.126-127). Kanuni Sultan Süleyman’ın Edirne subaşısına yazdığı bir emirnamede Edirne sokaklarının temiz tutulması yönünde ortaya koyduğu; ev ve dükkânların çevrelerinin temiz tutulması, hamam ve han gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi, çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri şehir dışındaki boş yerlere taşıması, evlerde çamaşır, bulaşık yıkandığında sabunlu suların sokaklara akıtılmaması, at-arabacıların sokaklara pisleyen atlarının pisliklerini kendilerinin temizlemesi gibi emirleri (Ahmet Akgündüz, Belgeler Gerçekleri Konuşuyor, İzmir 1991, s.75-76) ecdadımızın Allah ve Resulünün tavsiyeleri doğrultusunda çevreye verdikleri önemi gösteren birer misaldir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir