logo

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM BİÇİMLERİ


İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM BİÇİMLERİ
SPONSORLU BAĞLANTILAR

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM BİÇİMLERİ

Din anlayışındaki farklılıklar, çeşitli adlar altında grupların oluşmasına neden olmuştur. Bu gruplar zaman içinde büyümüş, dünyanın birçok yerinde yaşayan insanları etkisine almış, büyük akımlar haline gelmiştir. Şimdi bu gruplaşmalardan bazılarını görelim:
a. Mezhepler
Mezhep, aslında, tutulan yol demektir. Ancak mezhep dediğimizde dini anlama ve uygulamada ortaya konan görüşlerin belirli insanların öncülüğünde zamanla yaygınlaşması sonucu ortaya çıkan ekoldür. Mezhepleri iki ana gruba ayırabiliriz: Birincisi itikâdî (inançlara dayalı) mezhepler, ikincisi, fıkhî mezhepler.
İtikâdî mezhepler İslam inançları konusunda ortaya çıkan ekollerdir. İslam’da belli başlı itikâdi mezhepler şunlardır: Kaderiye, Mürcie, Mutezile, Eş’arilik-Maturidilik, Selefilik, Bahailik, Kadıyanilik.
Fıkhî mezhepler ise İslam’ın ibadet ve muamelât konusunda uygulamaların nasıl olacağına dair ortaya çıkan ekollerdir. Bunlar içinde belli başlı mezhepler şunlardır: Ehli Sünnet içindeki dört mezhep olan Hanefîlik, Hanbelîlik, Şafiîlik ve Malikîlik. Ehli Sünnetin dışında Zahirîlik, Caferîlik.
Daha önce de söylediğimiz gibi İslam’da mezhepler arasındaki ihtilaflar az ve yüzeyseldir. Allah’ın birliği, ahiret, melekler, kitaplar gibi temel inançlarda tam bir ittifak vardır. Bunun yanı sıra namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerin farzlığı konusunda da mezhepler arasında bir tartışma mevcut değildir. İslam’ın bozulmamış bir kitaba sahip olması, Müslümanlar arasında görüş ayrılıklarının çoğalmasına ve derinleşmesine engel olmuştur.
b. Tarikatlar
Tarikat de gidilen yol anlamına gelir ancak bununla daha çok tasavvufî eğilimlerde takip edilen yol kastedilir.
Fıkhî mezhepler ibadet ve muamelatların şekil ve şartları kısmıyla ilgilenir. Örneğin: Oruç kimlere farzdır? Namazı bozan şeyler nelerdir? Hac ibadetinin şartları nelerdir gibi. Ancak bu ibadetlerin bir de mana boyutu vardır. Neden oruç tutuyoruz? Orucun davranışlarımıza olumlu etkileri nelerdir? Namazdaki duaların ve hareketlerin derin anlamları nelerdir gibi. İşte bu ikinci kısım sorularla tasavvuf ilgilenir. Tasavvufun amacı sadece bilgi vermek değil, İslam’ın amaçladığı noktaya ulaşabilmek için insanı eğitmek, onun niyetini, ahlâkını, düşüncesini, inancını saflaştırmaktır.
c. Cemaatler
Tarikatların mekanı olan tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra daha değişik bir dinî gruplaşma biçimi ortaya çıktı: Cemaatler. Bir din aliminin bir camide verdiği vaazlara devam eden insanlar, zaman içinde o alime bağlanır, ona büyük saygı duymaya başlarlar. O alim, sadece vaaz vermekle kalmaz, insanları ziyaret eder, onların dertlerini dinler, ihtiyaçlarını tanıdıkları vasıtasıyla karşılar. Bu ilgi zamanla büyür ve o kişi etrafında büyük bir grup oluşur. Artık bir cemaat ortaya çıkmıştır.
Cemaat içindeki yardımlaşma, karşılıklı sevgi ve saygı, tarikatların metotlarından da istifade edilerek yoğunlaştırılır. Cemaatler, insanların temel ihtiyaçları, eğitim giderleri, barınma gibi problemler üzerine eğilir ve bu konularda yardımcı olmaya çalışırlar. Cemaatler çok sayıda okul ve öğrenci yurdu açmış, yoksul insanların eğitilmesinde öncülük etmiştir. Bu yönüyle cemaatleri sivil toplum kuruluşları olarak görebiliriz.
Ülkemizde sadece Müslümanlar değil, Yahudi, Hıristiyan cemaatler de çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Dinlerin yanı sıra bazı meslek kuruluşları da gizli ya da açık bir şekilde cemaat çalışması yapmaktadırlar.
İNANÇLA İLGİLİ YORUMLAR
İslam dini iki bölümde incelenir.
a. İnançlar (İtikat / itikad)
b. İbadetler ve muameleler (İbadat / muamelat)
İnançlar denildiğinde başta imanın altı şartı olmak üzere İslam dininin inanç esasları anlaşılır. İslam’da mezhepler arasındaki ihtilaflar az ve yüzeyseldir. Allah’ın birliği, ahiret, melekler, kitaplar gibi temel inançlarda tam bir ittifak vardır. Ancak detaylara inildiğinde yorum farklılıkları artar.
Örneğin bütün Müslüman alimler, Allah’ın birliği konusunda ortak inanca sahiptir ama, örneğin Alah’ın cennette görülüp görülmeyeceği konusunda Sünnilik ile Mutezile mezhebi arasında anlaşmazlık çıkmıştır. Sünnilik, Allah’ın cennette görüleceğini savunurken, Mutezile mezhebi, Allah’ın hiçbir zaman görülemeyeceğini iddia eder. Her iki mezhebin de kendilerine göre kanıtları vardır. Pratik açıdan hiçbir yarar sağlamayacak bu tartışma, eski dönemde çok tartışılmıştır.
Bir başka örnek, velayet meselesidir. Velayet, kelimesi Allah’ın dostluğu anlamına gelse de, aslında onunla toplumun liderliği kastedilir. Şiilik mezhebi Hz. Ali ve soyunun velayet hakkı olduğunu iddia eder ve bu konuyu inanç ilkelerinden biri sayar; diğerleri bunu kabul etmez.
Bu yorum farklılıkları kendiliğinden ortaya çıkmamıştır. Başka dillerden çevirilen eserler, sosyal ve siyasi gelişmeler, iktidar çekişmeleri, farklı yorumların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yorum faklılıklarını ortaya çıkaran nedenler zamanla kaybolmuş veya değişmiş olmasına rağmen, geçmişin izleri toplumda hâlâ devam etmektedir.

28 Nisan 2013 Saat : 9:20
  DİN

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM BİÇİMLERİ Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLU BAĞLANTILAR

Ödev Ödev