Hikaye Nasıl Yazılır?

Hikaye Nasıl Yazılır?

Hikaye, canlı bir dille yazılmalı, gerçek dünya ile yaratılan hayal dünya arasında sağlam bir ilgi bulunmalıdır. Bu ilgi, bizi hikaye boyunca sürüklemeli; anlatım sağlam bir birlik ve özenli bir düzen üzerine oturtulmalıdır. Bunun için, ilgi çekici bir konu seçilmeli; konu sağlam bir plana dayanmalı; fikirler birliğe dikkat edilerek yazılmalı; konu, hayal ürünü bile olsa, gerçeğe uygun olarak işlenmelidir.
Hikaye, mümkün olduğu kadar akla aykırı hiçbir şeyi içine almamalıdır. Akla aykırı elemanlar hikaye içine alınacak olursa, o zaman bunlar, akla uygulanmış gibi anlatılmalıdır. Çehov; “Güzel hikaye yazmak için, yazdıklarınızın başını ve sonunu atınız” diyor. Parlak bir üslup karakter tasvirlerini, karakter düşüncelerini gölgeleyebilir. Tasvirler; olduğu gibi, olması gerektiği gibi yapılabilir.
Hikaye, üçüncü şahıs ağzından anlatıldığı gibi, hikayeci kendi başından geçiyormuş gibi de anlatılabilir. Yalnız canlı kelimeler; canlı fiiller kullanılmaya; kişileri konuşturarak hikayeye canlılık, akıcılık, bütün güzelliği vermeye çalışılmalıdır. Gerçek ayrıntılar katarak hikayenizin geçtiği yerleri canlı bir hale getiriniz. Hikayenin bu yönüne kişisel deneyler, görüşler, araştırmalar, kaynak olabilir.
Hikaye kahramanlarınızın size ve okuyuculara gerçek kişiler olarak görünmelidir. En iyi bildiğiniz kimselerin kahraman olarak seçilmesi bu işi kolaylaştırır. Bir kahraman seçiniz ve hikayeyi belli bir görüş açısından anlatınız. Hikayelerin konusu hayat savaşlarıyla; kazanılan başarılarla dolu olursa daha çok ilgi uyandırır. Savaşan, dövüşen, bir sonuca varan her adamın yaşantısı enteresandır.
Hikayenin başlangıcı öğretmen tarafından verilerek, düğüm ve sonuç bölümleri öğrencilerden istenebilir. Öğrenciler; başlangıcı ele alarak gerisini imgeleme yolu ile kendilerini tamamlayabilirler. Bir hikayede, olay, çevre, kişiler ve zaman olmak üzere dört temel öğe vardır. Bu temel öğeler, hikayenin serim, düğüm ve çözüm bölümlerine ustalıkla yerleştirilmelidir. Andre Maurois; hikaye ve romanın karşılaştırılmasını bir sohbetinde şöyle yapar:
_ Kipling’i Katherina Mansfield’i halk büyük bir zevkle okudu. Edger Poe’nin hikayelerinden daha ünlü eser mi vardır? Maupassani en büyük başarısını Madarooisel Fifi’ye, Maison Tellier’ye borçlu değil midir, bunlar da hikaye değil midir?
_ Örneklerinizi çağımızdan almıyorsunuz. Moda değişti. Kipling’in, Katherina Mansfield’in, ya da Edgar Poe’nin bir hikaye kitabında, ‘içindekiler’ listesinin verdiğinden daha fazla bir birlik vardır.Kipling’in Tepelerin Basit Hikayelerindeki hikayelerinin hepside aynı dekor, aynı topluluk içinde geçer. Bir romanın bölümleri gibidirler. Edgar Poe mu? Villiers de I’Isle Adam mı? Tuhaf konular, o sürekli sıkıntı ve dehşet duygusu, kesik kesik de olsa, kitabın bağlılığını sağlar. Katherina Mansfield mi? Onun hikayeleri bir tek hayat hikayesinin parçaları gibidir. Hava üslup, bir bağ kurar arada. Eleştimen bir temel fikir, bir ruh iklimi bulabilir.
_ Bir havası, kabiliyeti olan her yazar için vardır aynı şey. Bir Albert Camus’nün, bir Paul Morand’ın , bir Felicien Morceau’nun birliğini. Bunu inkar mı ediyorsunuz?
_ Hayır. Ama bir hayale bağlanmak için, okutucunun zaman içinde herhangi bir gelişmeye ihtiyacı vardır. Uzun bir yolculuğun başında bir vagona oturup da gar kitapçısından aldığı kitabı açan kadın ne ister? Dört beş saat boyunca, kendi varlığını unutarak yeni bir dünyaya girmektir dileği. Kahramanlarla ilgilenmeye yeni yeni başlarken, ikide bir, onları bırakıp başkalarının ardına düşmek zorunda kalırsa nasıl gerçekleştirebilir isteğini.
Hikaye; romandan çok tiyatroya yakın bir türdür. Tiyatro gibi onun da sağlam bir çatıya, örgüye, becerikli bir sona, kısacası bir “perde” ye ihtiyacı vardır. İtalyan hikayecilerine, Boccacio’ya Bandello’ya bakın mesela, tiyatro yazarlarına ne kadar konu vermişlerdir. Hikayeden film çıkarmaktan daha kolaydır. Beyaz perdeye aktarılmak Tolstoy’a zarar verir: Maupassant’ın ya da Somerset Mangham’ın bir hikayesi perdede elverişli alan bulur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir