Helvacı Güzeli Hikayesi

HELVACI GÜZELİ
Bundan çok vakit önce bir genç kız, babası ve üvey annesi varmış. Günlerden bir gün genç kız hastalanmış. Kız hasta yatağında yatarken gecenin bir vakti susamış ve üvey annesinden su istemiş. Üvey anne o karanlıkta suyu testi getirince odanın içinde bir yılan yavrusunun dolaştığını görüyor. Üvey anne yılan yavrusunu kaptığı gibi su testisinin içine atmış ve testiyi getirip kıza vermiş: Al suyunu iç demiş. Kız testiyi ağzına getirip içerken; Ay demiş boğazıma bir şey kaçtı demiş. Üvey anne boğazına ne kaçabilir ki, olsa olsa bir çöp parçasıdır demiş.
Aradan günler geçmiş kız iyileşmiş; fakat günden güne kızın karnı büyüyüp benzi sararıp solmaya başlamış. Üç, dört, beş ay derken kızın karnı şişmeye başlayınca etrafta dedikodular yayılmaya başlamış. Filan kişinin kızı hamile diye söylentiler almış başını gitmiş. Üvey anne meseleyi kızın babasına anlatır. Bey demiş; bizim kız hamile buna bir çare düşündüm demiş. Üvey anne; vallahi bey demiş ben anlamam. Kızın babası şaşırmış. Nasıl olur demiş bizim kız kiminle oturup kalkmış. Evlenmeden hamile kalınır mı?. Adam kızını yanına çağırmış; kızım demiş senin karnın günden güne şişiyor. Sen kimle oturup kalktın kimden hamile kaldın?. Kız baba demiş ben kimseden hamile kalmadım, ben de karnımın niye şiştiğini anlamıyorum ve şaşırıyorum Babası ve üvey annesi, düşünmüşler, taşınmışlar, bu işi nasıl temizleyip bu namus belasını başımızdan nasıl defedelim demişler. Üvey annenin aklına bir fikir gelmiş. Bey demiş: En iyisi bu mesele dallanıp budaklanmadan kızı bir dağda öldür, böylece kızın kaybolduğunu etrafa yayarız ve bu işi hallederiz.
Ertesi gün adam kızını çağırmış, gel kızım demiş. seninse bugün dağda bayırda dolaşıp av avlayalım demiş. Kız babasının niyetini anlamış. Babacığım demiş: boşu boşuna dolaşmamızın anlamı yok, niyetin neyse onu yerine getir. Böylece bende kurulayım sende ve bu namus belasından temizlenmiş olursun. Kız böyle söyleyince babası oturup ağlamaya başlamış. Kızım demiş, senin tertemiz olduğuna inanıyorum; fakat milletim dedikodusuna ve bizim örf ve adetlerimize boyun eğmek zorundayım. Ama yinede sana kıymaya dayanamam. Onun için sen gömleğini çıkar bana ver demiş. Kız gömleğini çıkarıp babasına vermiş. Babası kızıyla vedalaşmış. Kızına; yolun açık olsun gerisini ben hallederim demiş. Böylece kız başını almış, bilinmeyen bir yöne doğru yol almış. babası da bir tavuk almış ve kana gömleğe akıtmış.Baba geri dönmüş.Kanlı gömleği üvey anneye vermiş.İşte demiş, kızımı öldürdüm bu dedikodularda son bulsun demiş.
Gece karanlık basmış, kız bir havuzun başına gelip mola vermiş.Havuzdan su içmiş , dinlenmek için oraya uzanıp uykuya dalmış.Aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmeden uymuş.Bu arada havuzun içindede bir yılan dolaşıyormuş.Kız uykudayken havuzdaki yılan kızın karnındaki yılana seslenmiş: ey içerdeki yılan demiş. kızın karnında ne yapıyorsun.Çık dışarı dünyayı gör , dışarıda hayat var demiş.Kızın karnındaki yılan havuzdakine seslenmiş: ben o kadar akılsız mıyım? Yaşayabilmem için av peşinde koşmak gerekir. Burda aramadan , yorulmadan kızın yediklerine ortak oluyorum. Dışardaki yılan : gel çık ordan yoksa oraya gelir seni aprça parça yaparım.İçerdeki yılan hiçbir şey yapamassın demiş.O böyle deyince havuzdaki ylan havuzdan çıkıp uykudaki kızın agzından karnına girmiş.Karnında bulunan yılanı parçalamış ve dışarı çıkmış , havuza atlayıp suyu kıza sıçratınca kız aniden uyanmış ve bir şeyin havuza atladığını görmüş.Bu arada midesi bulanmaya , başı dönmeye başlamış.Sonra kusmuş , ağzından parça parça yılanın parçalanmış cesedi gelmiş.
Kız yılanın tüm parçalarını atıp kendine gelmiş. Bunun yanında çevreden at kişnemeleri, köpek sesleri gelmeye başlamış. Kız korkudan havuzun kenarındaki ağaca çıkmış. Bakmış ki bir avcı kafilesi havuzun başına gelmiş. Ama atlar bir türlü havuza gelip su içmiyor. Liderleri olan genç, atını ne kadar havuza sürdüyse at geri çekilmiş. Genç eğilmiş, havuza bakmış ve havuzda bir kız yansıması görmüş. Kıza seslenip in aşağı demiş.
Zavallı kız korkudan inmiş. Genç delikanlı arkadaşlarına; ben avımı yakaladım, geri dönüyoruz demiş. Meğerse genç bir aşiret reisinin oğlu imiş. Eve dönüp, ertesi gün kızı hemen kendine nikahlamış ama ne yapıp etmişse kız bir türlü konuşmamış. Birinci çocukları olmuş, kadın bir türlü konuşmamış. İkinci çocukları olmuş kadın yine konuşmamış. Kendini hem sağır ham dilsiz göstermiş. Bu sağırlık, dilsizlik bey oğluna çok dokunuyor. Bir gece mecliste oturup sohbet ederlerken beyoğlu, derdini etraftakilere anlatmış. Benim hanımın geldiği günden beri ağzından bir kelime işitmedim. Neyin nesi olduğunu çok merka ediyorum.
Kızın konuşması için herkes bir fikir ileri sürmüş. İçlerinden akıllı biri, beyim sen yarın çarşıdan iki elma al. Eve giderken elmalardan ikisini büyük çocuklara ver, küçük çocuğa verme. Küçük çocuk birşey derse ema kalmamıştı deyiver. Ve dışarı çık. Çocukları anneleriyle başbaşa bırak. Hanımın küçük çocuğun ağlamasına dayanamayıp konuşacak. Dilsizse zaten konuşmaz.
Beyoğlu ertesi gün iki elma almış. Akşam elmaları büyük çocuklara vermiş. Küçük çocuk bana elma almadın demiş ve adam dışarı çıkmış. Çocuklar tartışırken adam onları dinliyormuş. Küçük çocuk ağlamaya başlamış ve annesi dayanamamış, konuşmuş o an.
– Oğlum demiş. İki elma getiren üçüncü elmayı da getirirdi. Ama sen ağlama biz dedenin yanına gidince bahçeden istediğin kadfar yiyebilrisn. Adam sesi duyunca içeri dalmış.
– Ben her şeyi duydum; bana her şeyi anlat demiş. Kadın da her şeyi anlatmış. Kocası da sen babanın yanına gitmek ister misin, beni ve çocuklarımı getirirsen isterim demiş. İşi olduğu için adam gitmemiş. Kadınla beraber müftü, hoca, vezir gitmiş. ertesi gün kadın çocukları ve yanındaki adamlarla yola koyulmuş.Şehirden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, sizin gelmenize gerek yok, biz nasıl olsa onunlayız siz geri dönün demiş. Müftünün niyeti kötüymüş, askerler geri dönmüş. yolda giderken müftü kadına dönüp demiş ki; bizimle beraber olacaksın, kadın da asla öyle bir şey olamaz demiş. O zaman büyük oğlunu öldürürüz demişler. Kadın da sizden bir şey istemiyorum. Abdest alıp iki rekat namaz kılmak istiyorum demiş. Adamlar peki demiş. Eline bir ibrik verip abdest alması için kadını bırakmışlar. Gece karanlık olduğu için, kadın ayağına bağlanan ipi ibriğe bağlayıp ordan kaçmış. Adamlar beklemişler. Kadın gelmeyince ipi çekmişler. Kadının kaçtığını anlamışlar. Adamlar geriye dönüp, kadının kocasına karısının kaçtığını ve onun soysuzun biri olduğu için çocuklarını alıp gittiğini uydurmuşlar. Adam bunlara inanmamış. Onları da yanına alıp aramaya çıkmışlar. Kadın bu arada bir avcıya rastlamış. Avcıya demiş ki; bu ceylanın postunu ve işkembesini bana ver demiş. Kadın işkembeyi kafasına geçitip kendini keloğlan yapmış ve babasını aramaya çıkmış. Orada bir helvacıya rastlamış. Helvacı ona ne istediğini sormuş. O da karın tokluğunda yanında çalışmak istediğini söylemiş .Helvacı adam ona acıyıp yanında çalıştırmaya başlamış. Sonra keloğlan, helvacı güzeli diye nam salmış.
Kadının kocası soru sora sora kadının memleketini bulmuş.Kadın çalışırken birde bakıyor ki , kocası , müftü , vezir ve hoca oradan geçiyor. Kadın birden yollarını kesmiş.Beyler demiş , anladığım kadarıyla uzun yoldan geliyorsunuz demiş. Buyrun size yemek vereyim demiş.Kocası ve adamları bu teklifi kabul etmişler.Kadın bu akşam benim misafirimsiniz demiş.Bunu da kabul etmişler.
Kasabada helva partisi sırayla yapıldığı için o gün helva partisinin sırası babasında imiş.Kızın babası helvacı güzeline haber göndermiş.Kızda benim misafirim var gelemem ama illaki geşlsin diyorsa misafirlerimle gelirim demiş. ve gitmişler.Helvacı güzeli helvasını yapmadan önce; ben helva yaptığım zaman yanında bir iki hikaye anlatırım.Ama ben hikayeyi anlatınca kimse dışarıya çıkmıyacak demiş. Ve helvayı yapmaya başlamış.Kendi başından geçenleri bir bir anlatmaya başlamış ve her şeyi anlatmış.Anlatırken babası ağlamaya başlamış.Üvey anne bir sağa bir sola kıvrılmaya başlamış , dışarı çıkmayı istemiş ama çıkamamış.
Kadın çocuklarının durumunu anlatmaya başlayınca katiller yerlerinde duramamışlar.Hikayesini bitirince , başındakini çıkarmış , ben senin kızınım oda kocan demiş babasına.Çocuklarının katilleri ve üvey annesi yaptıklarından dolayı cezasını çekmişler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir