SPONSORLU BAĞLANTILAR

cennet nedir cehennem nedir


cennet nedir cehennem nedir
SPONSORLU BAĞLANTILAR

cennet nedir cehennem nedir

Cennet, çeşitli dinlerde ve ruhani felsefelerde bulunan ahirete (ölümden sonraki yaşama) dair bir kavramdır.

Cennet kavramına inanan inanç ve kişiler genellikle cennetin insanların bir kısmı, çoğunluğu veya hepsi için ahirette bulunan nihai bir varış noktası, mekan olduğunu düşünürler. Ayrıca cennet kavramına sahip inançların çoğunluğunda cennet iyi insanların ulaştığı bir ahiret mekanıyken, cennetin zıttı olan kötü insanların ulaştığı cehennem diye anılan bir ahiret mekanı bulunur. Cennet genellikle farklı tanım ve niteliklerle harika, çok iyi ve mükemmel bir mekan olarak düşünülmüştür. Cennet kavramının bulunduğu her inanç, felsefi akım, kült ve gelenekte cennet kavramı farklı yorumlanmış ve tanımlanmıştır. Bu maddede belli başlı inanç, akım ve geleneklerin cennet kavramına kısaca değinilmiştir.

Cennet sözcüğü Arapça kökenlidir. Her dininin cennet kavramına verdiği özel isimler olabilir. Cennet sözcüğü aslında İslam dinindeki cennet kavramı için kullanılır, fakat Türkçe’de genel olarak cennet kavramı için kullanılmaktadır. TDKDinî inanışlara göre dünyada iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt.”tir. Ayrıca cennet kelimesi Türkçe’de mecazi şekilde sıfat olarak, çok güzel, huzur veren gibi anlamlarda kullanılır.1 Cennet sözcüğünün dışında yine “cennet” anlamında olan Farsça kökenli behişt ve Soğdca kökenli uçmak da Türkçe’de kullanılmaktadır. Yine de en yaygın olan cennet sözcüğüdür.

İslam’da Cennet

Cennet İslam’da, İslam dinine inananların ebedi olarak kalacakları bir ahiret mekanıdır. Cehennemin zıddıdır. İslam’a göre cennetteki hayat sonsuz olacaktır. Ayrıca cennette olacaklara birçok mükafat verilecektir. İslamkafir (inanç esaslarından bir veya daha fazlasını inkar eden), müşrik (ALLAH’ın birliğine inanmayan) ve münafık (Müslüman gibi görünüp İslam’a inanmayan) kişiler cennete giremez, ebedi olarak cehennemde kalırlar. Müslüman olup günah işleyenlerinse, Allahgünahlarını affetmezse, bir süre cehennemdegünahlarının cezasını çekecek daha sonra da cennete gireceklerine inanılır.

Hristiyanlık’ta Cennet

Hristiyanlık’ta cennet sadece hoşnutlukla ilgilidir.Herhangi bir mükafat verildiği yazılmamakla birlikle,ruhlar sadece tanrının kendilerini cennete sokmasıyla samimi bir şekilde hoşnut olurlar.Orası dünyevi bir mekan olmadığı için nimetler anlatılmaz.Sadece sonsuza dek mutlu bir şekilde yaşayacakları belirtilmiştir.Asıl büyük nimet Rab’lerinin onlarla yaşamasıdır ki bu onlar için en büyük nimet olarak görülmektedir.

Cehennem

Cehennem, çeşitli inançlarda ölüm sonrası ceza çekilen ateşli bir yer olarak gösterilir. Cehennemde kalma süresi inanca göre değişiklik gösterebilir. Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar kalınıp sonra tekrar cennete gidilebilir. Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına gelir.

İslam’da Cehennem

Cehennem; çoğu dinde olduğu gibi İslam dininde de, Ahiretteki azap yeridir. İnsanlar dünyadaki hareketlerine ve inançlarına göre cennete veya cehennemeİslam inancına göre, kafirler (inanç esaslarından bir veya daha fazlasına inkar eden), müşrikler (İslam inancına göre Allah’ın birliğine karşı çıkanlar) ve münafıklar (İman ediyor gibi görünüp İslam inancına inanmayanlar) ölümden”derece derece olan cehennemde” belli zaman zarfında kalacak ve azap göreceklerdir. Belirtilen şudur ki, İslam inancına aykırı hareket etmiş Müslümanİslam dinindeki farklı itikat (inanç) mezheplerinin bu konuda farklı fikirleri ve çeşitli ayrışmaları olsa da, İslam’daki genel görüş budur.

İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an ‘da cehennem için çeşitli isimler kullanılmıştır, bu isimlerin büyük bir kısmı cehennemi tanımlayıcı niteliktedir: NârHâviye (düşenlerin çoğunun geri dönemediği uçurum), Saîr (çılgın ateş ve alev), Lezâ (dumansız ve katıksız alev), S akar (ateş) ve Hutame (obur ve kızgın ateş). Ayrıca, Kur’an’da cehenneme ve azap görenlere dair birçok tanım ve tasvir bulunur. (ateş),
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an ‘a göre Allah müşrikleri (Allah’a ortak koşanları) cehennemde sonsuza kadar tutacaktır. Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.

Hristiyanlıkta cehennem

Git ve: kullan, ara
Cehennem sözcüğü İbranicedeki “Ge-Hinnom” sözcüğünden gelir. “Ge” sözcüğünün anlamı “Vadi”dir. “Hinnom” sözcüğü ise isimdir. Buna göre Ge-Hinnom sözcüğünün karşılığı “Hinnom Vadisi”dir. Ge-Hinnom, Ge-Ben-Hinnom’un kısaltılmış şeklidir. Hinnom Vadisi’nin bulunduğu yer coğrafi olarak Kudüs’ün güney ve güney batısıdır.
Hinnom Vadisi, eski devirlerde İsrail Krallığı’nda yaşayan insanların çocuklarını Molek adı verilen bir puta kurban olarak sundukları bir yerdi. İsrail Krallığı’nda bazı insanlar kendi çocuklarını canlı olarak bu putun ortasındaki ateşe atıyorlardı. İsrail Krallığı’ndaki bu tür kişiler kendilerine verilen Tanrı’nın emirlerinin aksine davranarak, diğer ulusların yaptıkları bu putperest tapınma biçimini benimseyip uygulamışlardı. 2. Krallar 21: 1-6′da şunlar yazılıdır:
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalim’de elli beş yıl krallık yaptı. Annesinin adı Hevsivah’tı. RAB’bin İsrail halkının önünden kovmuş olduğu ulusların iğrenç törelerine uyarak RAB’bin gözünde kötü olanı yaptı. Babası Hizkiya’nın yok ettiği puta tapılan yerleri yeniden yaptırdı. İsrail Kralı Ahav gibi, Baal için sunaklar kurdu, Aşera putu yaptı. Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti. RAB’bin, “Yeruşalim’de bulunacağım”dediği RAB’bin Tapınağı’nda sunaklar kurdu. Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı. Oğlunu ateşte kurban etti; falcılık ve büyücülük yaptı. Medyumlara, ruh çağıranlara danıştı. RAB’bin gözünde çok kötülük yaparak O’nu çok öfkelendirdi. (l) O devirlerde çocuklarını canlı olarak ateşte kurban etmek sahte tapınmanın diğer uygulamalarının sadece bir kısmıydı. Tanrı’nın gözünde, İsrail Krallığı’nda insanların çocuklarını ateşe atarak Baal ve Molek gibi put tanrılara kurban olarak sunmaları iğrenç bir şeydi. Bu uygulamayı yapan başka bir kral ise Ahaz’dı. 2. Tarihler 28: 2-4′te şunlar yazılıdır:
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallar’a tapmak için dökme putlar bile yaptırdı. Ben-Hinnom Vadisi’nde buhur yaktı. RAB’bin İsrail halkının önünden kovmuş olduğu ulusların iğrenç törelerine uyarak oğullarını ateşte kurban etti. Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.” (l) Yeremya 32: 35′te de şunlar kayıtlıdır:
Ben-Hinnom Vadisi’nde ilah Molek’e sunu olarak oğullarını, kızlarını ateşte kurban etmek için Baal’ın tapınma yerlerini kurdular. Böyle iğrenç şeyler yaparak Yahuda’yı günaha sürüklemelerini ne buyurdum, ne aklımdan geçirdim. (1) İsrail Krallığı’ndaki bu insanlar o zamanki ulusların törelerine uyarak, oğullarını ve kızlarını ilah Molek’e kurban olarak olarak sunuyorlardı. Ayetlerin içinde geçen “ulusların iğrenç törelerine uyarak RAB’bin gözünde kötü olanı yaptı”, “RAB’bin gözünde çok kötülük yaparak O’nu çok öfkelendirdi” ve “Böyle iğrenç şeyler yaparak Yahuda’yı günaha sürüklemelerini ne buyurdum, ne aklımdan geçirdim.” ifadeleri Hristiyanlığın bu konuda ne dediğini göstermektedir.
İsrail krallarından bir başkası olan kral Yoşiya ise diğerlerinin aksine bu uygulamaya bir son verdi. Bunu yaparak başkalarının bu bölgeyi artık sahte tapınma amaçlı olarak kullanarak, çocuklarını kurban olarak sunmalarına engel olmaya çalıştı. 2. Krallar 23: 10′da şu bilgiler veriliyor:
Yoşiya, kimse oğlunu ya da kızını ilah Molek için ateşte kurban etmesin diye, Ben-Hinnom Vadisi’ndeki Tofet’i kirletti.(1) Daha sonra bu yer, şehrin çöplüğü olarak kullanılmaya başlandı; ve burası zamanla, ağır suç işlemiş kişilerin cesetlerinin, hayvan ölüsünün ve ayrıca her çeşit çöpün atıldığı bir yer durumuna geldi. Ve insanlar bu çöplerin yığılmasını önlemek için bunları yaktılar ve kükürt atarak ateşin devamını sağladılar. Tıpkı günümüzde de çöplerin yakıldığı gibi. Burası artık insanların canlı olarak putlara kurban olarak yakıldığı bir yer olmaktan çıkıp sadece bir mezara gömülmeye değer bulunmayan kişilerin cesetlerinin atıldığı bir yer olarak kullanıldı. İsa’nın Ge-Hinnom sözcüğünü kullandığı dönemde de Hinnom Vadisi aynı bu amaçla kullanılan bir yerdi.
Ancak gene de Kutsal Metin’de Hinnom Vadisi ya da orijinal şekliyle Ge-Hinnom bir ceza yeri olarak gösterilmektedir. Öyleyse bu yukarıda sözü edilen bilgilerle ve Tanrı’nın kişiliğiyle ne derecede uyumludur, buna bakmak gerekir. Birisinin ceza olarak Hinnom Vadisi’ne atılacağına ilişkin bazı örneklere bakalım. Bazı ayetler şöyledir. Markos 9: 43-47:
“Eğer elin seni günaha sokuyorsa, onu kes at; çolak olarak hayata erişmen iki elli olarak Hinnom Vadisine, sönmez ateşe gitmenden iyidir. – Eğer ayağın seni günaha sokuyorsa, onu kes at; topal olarak hayata erişmen iki ayağınla Hinnom Vadisine atılmandan iyidir. – Eğer gözün seni günaha sokuyorsa, onu çıkarıp at; tek gözlü olarak Tanrı’nın krallığına erişmen iki gözünle Hinnom Vadisine atılmandan iyidir. Orada onların kurdu ölmez ve ateşi sönmez.” (2) İsa burada, Hinnom Vadisi’nin ateşli bir ceza yeri olduğunu söylemektedir. Ayrıca birisinin sürçüp Hinnom Vadisi’ne gitmemek için, elini, ayağını ya da gözünü çıkarmasını öğütlemektedir.
İsa, kendi yaşadığı dönemdeki din adamları için Hinnom Vadisi’yle ilgili bir yargıyı içeren sözlerinden bazı kısımlar şöyledir: Matta 23: 13-15, 33:
Vay halinize yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Çünkü göklerin krallığının kapısını insanlara kapatıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyorsunuz, ne de girmeye çalışanları bırakıyorsunuz. – Vay halinize yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Çünkü siz birine inancınızı benimsetmek için denizler karalar aşarsınız. O kişi sizden biri olduğunda ise onu Hinnom Vadisine atılacak hale getirirsiniz; hem de kendinizden iki kat beter ederek. (2) Ey yılanlar, ey engerekler soyu Hinnom Vadisi cezasından nasıl kaçacaksınız? (2) İsa’nın şu sözleri Hinnom Vadisi’yle ilgili bir anlayış kazanmaya yardım eder. Matta 10: 28:
Sizi öldürmeye gücü yeten fakat hayattan yoksun bırakmaya gücü olmayanlardan korkmayın, asıl sizi Hinnom Vadisinde tamamen yok edebilecek olandan korkun. (2) Aynı konuda İsa’nın diğer sözleri şöyledir. Luka 12: 4-5:
Ayrıca dostlarım, size şunu söyleyeyim, bedeni öldürebilen fakat bundan ötesini yapamayanlardan korkmayın. Kimden korkmanız gerektiğini ben size söyleyeyim: Öldürdükten sonra Hinnom Vadisine atma yetkisi olandan korkun. Evet, size derim ki, O’ndan korkun. (2) Acaba İsa bütün bu ifadeleriyle Hinnom Vadisi’nden söz ederken, Hinnom Vadisi’ni, kötü insanların ceza olarak ateşte işkence edildiği bir yer olarak mı göstermek istemektedir? Hayır. İsa, “Sizi öldürmeye gücü yeten fakat hayattan yoksun bırakmaya gücü olmayanlardan korkmayın, asıl sizi Hinnom Vadisinde “tamamen yok edebilecek” olandan korkun.” diyerek, Hinnom Vadisi’nin bir daha dirilmenin mümkün olmadığı bir yer olduğunu göstermektedir. Diğer bir deyişle Tanrı bir kişiyi “Hinnom Vadisinde tamamen yok edebilecek”tir. Demek ki, Hinnom Vadisi tamamen yok edilmeyle ilgili olarak kullanılmaktadır. Aksi takdirde Hinnom Vadisi’nde birisi yaşayıp acı çekiyorsa bu onun tamamen yok edilmediği demek olur.
Aşağıdaki ayetler Hinnom Vadisi’ne gidecek şeyleri ve kişileri gösterir. Vahiy bölümünde, soyut kavramlar olan ve bir durumu gösteren ölüm ve ölüler diyarı ile, adı yaşam kitabına yazılmamış somut varlıklar olan insanların aynı yere atılacakları gösteriliyor. Soyut ve somut kavramların buradaki ortak özelliği ikisinin de yok edilecek olmalarıdır. Vahiy 20: 13-15 şunlar yazılıdır:
Deniz kendisinde bulunan ölüleri geri verdi. Ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde bulunan ölüleri geri verdiler (…). Ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldı. Bu ateş gölü, ikinci ölümdür. Ayrıca, adı hayat kitabında yazılı bulunmayan kim varsa ateş gölüne atıldı. (2) Ayet, “İşte bu ateş gölü ikinci ölümdür.” diyerek bunu açık bir şekilde göstermektedir. İkinci ölüm varlıktan silinmeyi ifade etmektedir. “İkinci ölüm budur” ifadesi Vahiy 21: 8′de de geçer. Bu hayat kitabına yazılmamış olanlar bir daha dirilmeyecekleri için ikinci ölüme gitmiş olacaklardır. Ayrıca gelecekte cennette ölüm olmayacağı için ölüm de varlıktan silinecektir. Ve gene bir dirilme olacağından ölüler diyarı diye bir yer de kalmayacaktır. Çünkü boşalmış olacaktır. Kutsal Metin ateşi “yiyip bitiren-tüketen” olarak göstererek, bir şeyin yok edilmesinde ateşi simgesel olarak kullanır. Matta 25: 41 ve 46 bunu daha açık bir dille gösterir:
Siz ey lanetliler, benden uzak durun, İblis ve melekleri için hazırlanmış sonsuz ateşe gidin. (2) Bunun üzerine kral onlara şöyle diyecek: (…) Bunlar sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler. (2) Kutsal Metin, Hinnom Vadisi’ni ateşli bir işkence yeri olarak göstermemektedir. Tanrı’nın böyle bir şeyi iğrenç bulduğunu alıntılar göstermektedir. Ayrıca Tanrı, böyle bir şeyi yapmayı İsraillilere ne buyurduğunu ne de aklından geçirdiğini söylemektedir. Cehennemin işkence çekilen ateşli bir yer olduğu düşünüldüğünde akla şu gibi sorular gelebilecektir: Tanrı sevgi ve merhamet dolu olduğuna göre, insanlara böyle bir işkenceyi uygun görebilir mi? Örneğin bir babanın oğlu ıslah olmaz derecede kötü ise bu baba çocuğunu sobaya atarak mı cezalandırır? Aslında insanlar hayvanlara bile böyle cezaları uygun görmezler.
Tanrı, önceden hazırlık yaparak, Âdem’le Havva’yı Aden Bahçesi’ne yerleştirdi. Kutsal Metin, Tanrı için şu sözleri söyler: “Böyle iğrenç şeyler yaparak Yahuda’yı günaha sürüklemelerini ne buyurdum, ne aklımdan geçirdim.” Ama aşağıdaki ayetler birilerinin aklından geçtiğini göstermektedir. Mezmurlar 106: 36-39:
Putlarına taptılar, Bu da onlara tuzak oldu Oğullarını, kızlarını Cinlere kurban ettiler Kenan putlarına kurban olsun diye Oğullarının, kızlarının kanını, Suçsuzların kanını döktüler; Ülke onların kanıyla kirlendi. Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle. RAB’bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından. (1) Buradaki sözler İsrail Krallığı’ndaki bu insanların putlara taptıklarını ve bunun onlara tuzak olduğunu, sonuçta da çocuklarını cinlere kurban ettiklerini gösterir. Bu insanlar çocuklarını Baal için, Molek için ateşte kurban ettiler, ama aslında onlar çocuklarını cinlere kurban etmişlerdi. Çünkü bu törelerin-öğretilerin sahibi ve bu işkencenin yapılmasından sadistçe zevk duyanlar Kutsal Metin’e göre aslında cinlerdi.
Kutsal Metin’de, Ge-Hinnom sözcüğü gökle veya başka bir yerle ilgili olarak kullanılan bir sözcük olmamıştır; Ge-Hinnom sözcüğü Dünya’daki bir yerin adıdır ve günümüzde artık çöp dökülen bir yer olmaktan da çıkmıştır.

Not: Eski İsrail Krallığı’nda İsrailliler ve İsrailli olmayan karışık bir halk yaşıyordu. Bunların bir kısmı, İsrailliler Mısır’dan çıktıklarında onlarla birlikte eski Mısır’dan çıkan çok karışık halktı.

16 Nisan 2013 Saat : 11:37
  DİN

cennet nedir cehennem nedir Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed
SPONSORLU BAĞLANTILAR

RÜYA TABİRLERİ

ruya_tabiri
Ödev Ödev