logo

Çalı Kuşu Romanının Özeti


Çalı Kuşu Romanının Özeti
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Çalı Kuşu Romanının Özeti

OKUDUĞU KİTAP:ÇALI KUŞU
KİTABIN YAZARI:REŞAT NURİ GÜLTEKİN

KAHRAMANLARI:
FERİDE:(Lakabı çalı kuşu)Hayatı boyunca tüm sevdiklerini kaybeden bir öğretmendir. Çok iyi kalpli,azimli,gittiği her ortama ayak uyduran ve kalabalıktan hoşlanmayan birisidir. Aynı zamanda olayın baş kahramanıdır.
ÇALI KUŞU
2,5 yaşındayken annesini kaybetmiş. Annesinin ölümünden sonra ona komşusu Fatma bakmış. Fatma ile çok iyi zamanları geçmiş. Fatma çocuğunun ölümünden sonra çocuk sevgisini Feride’ de bulmuş. Babası şehir dışına ara sıra gittiği için Feride’ ye Fatma bakmak istemiş. Babası çiftliğe atlara bakması için Hüseyin adında bir süvariye almış. Hüseyin Feride’ yi çok sevdiği için onu ata bindirir, çiftliği dolaştırırmış. Bir gün çiftliğe kuzenleri gelmiş, kuzenleriyle çok iyi vakit geçirmişler, oyun oynamışlar. Büyük annesi çiftlik de onların ellerinde tutar. Torunlarıyla avunurmuş, mutlu olurmuş. Büyük annesi öldüğünde Feride 9 yasındaymış. Büyük annesinin ölümüne çok üzülmüş. Babası onu teyzesinin yanına göndermeye karar vermiş. Oda kuzenlerinin yanına gideceği için çok sevinmiş. Feride’ yi okula yazdırmak için sör mektebi okuluna gitmişler. Feride şimdiden yaramazlık yapmış ve bir vazo kırmış. Okulun bahçesindeki ağacın başına çıkmış. Öğretmen bu bir çocuk değil adeta bir “Çalı Kuşu” demiş. O günden sonra Feride’ ye çalı kuşu demişler. Bir gün müdür onu odasına çağırmış “nedir bu yaramazlıkların, sen hiç uslanmayacak mısın”demiş. Birde babasının hasta olduğunu söylemiş. Ferde babasının hasta olduğuna hiç üzülmemiş. Yaz tatilinde Besime teyzesinde kalmış. Okulların açılmasıyla kız arkadaşlarını 14-15 yaşlarında erkek arkadaşlarının olduğunu öğrenmiş. Kedisinin hiç erkek arkadaşı olmadığı için onlarla hiç uyum sağlayamazmış. Bir gün kuzeni Kâmran okula geldiğinde, o harita çiziyormuş. Kuzeninin okula geldiğini öğrenince elini, yüzünü yıkamadan, Kâmranı görmeye gitmiş. Kâmran ona bir hediye getirmiş. Feride Kâmran’ dan hoşlanıyormuş, onun için çok sevinmiş. O yaz Tekir dağdaki teyzesinde kalmış. Orda kuzeni Müjgan varmış. Onunla dertleşip, sohbet etmişler. O yılda Kâmranla nişanlanmışlar, Kâmranın Avrupa‘da işi çıkmasıyla nikah 3 gün ertelenmiş. Feride bahçede gezerken bir kadın görmüş ona ne istediğini sormuş. Kadın Feride hanımı aradığını söylemiş. Feride’ ye Kâmranın başka bir kadınla evlendiğini söylemiş. Feride kadına inanmamış, kadın cebinden bir mektup çıkarmış. Mektup “Benim sarı çiçeğim”diye başlıyormuş. Feride Kâmranın yazısını tanımış. Kâmranın kedisini bıraktığı için çok üzülmüş. Okuldan diplomasını almış ve İstanbul dan ayrılmış. Yolda giderken aklına dadısı Gülümser gelmiş. Gülümser onu görünce çok şaşırmış. Kâmranın beni bırakıp başka birisiyle evlendiği için evden kaçtığını anlatmış. Ertesi gün teyzesine mektup yazmış. Öğretmenlik yapmak için okul aramaya başlamış. Bir okul bulmuş, müdür ondan diplomasını istemiş. Bu diploma ile öğretmenlik yapamayacağını söylemiş. Ama coğrafya ve resim öğretmenliği yapabilirsin demiş. Tahini çıkınca yeni okuluna gitmiş. O okulun öğretmene ihtiyaçları olmadığını öğrenince çok üzülmüş. Müdür Feride ye yardım etmiş ve az ilerde Zeyniler köyünde öretmene ihtiyaçları olduğunu söylemiş. Okula vardığında, okulun ürkütücü bir havası varmış. Okulda göreve başlamış. Bahçede küçük bakımsız bir çocuk görmüş. Kıza adını sormuş Munise demiş. Munisenin hiç arkadaşı yokmuş çünkü annesi kötü kadın diye kimse onunla arkadaşlık etmezmiş. Munisenin babası eve birde üvey anne almış. Üvey anne Munise yi sürekli dövermiş. Bir gün munise yi eve almamışlar. Feride Munise yi evine götürmüş. Bir gün muhtarla Munise hakkında konuşmuşlar. Munise yi babasında evlatlık istemişler, babası hemen vermiş. Feride Munise yi alınca çok mutlu olmuş. Zeyniler köyü Munise yi sevmedikleri için başka bir okula tahininin çıkmasını istemiş. Tahini Çadırlı köyüne çıkmış. Köyde eski okul arkadaşını görmüşler. Onunla sohbet etmişler ve köye yerleşmişler. Köylüler her yıl bahar ayında çimlerin üzeride şenlikle yaparlarmış. Şenliğe Ferideyi de davet etmişler. Ama gitmek istememiş Munisenin ısrarı üzerine şenliğe girmişler. Yusuf öğretme Ferideye bakarak içten içten türküler söylemeye başlayınca, köylüler Ferideye Yusuf öğretmen sana aşık olmuş demiş. Feride çok sinirlenmiş ve Muniseyi de alarak şenliği terk etmişler. Yaz tatilinde Ferhude hanımla İzmire gezmeye gitmişler. Munisenin rahatsızlanmasıyla yaşlı doktor Hayrullah beyi çağırdılar. Hayrullah bey Munisenin yaşayamayacağını söylüyor. 3 gün sonra Munise ölüyor. Feride de hayatta neyi sevsem kaybediyorum diyerekten çok üzülüyor. Üzüntüsünden hastalanıyor ve Hayrullah bey ferideyi iğleştiriyor. Ferideyi kendi kızı gibi çok seviyor ve çiflikdeki işlerine yardım etmek için yanına alıyor. Feride doktoru sinirli bir halde görünce neden bu kadar sinirlisin diye sormuş. Doktorda kızım seni benim aşığım zannediyorlar diye dedikodu duymuş. Dedikodu olmasın diye doktorla evlenmiş. Doktor Kamrana vermek üzere, Ferideye bir mektup vermiş. Doktorun kızım seni ailenin yanına göndereyim demiş. Feride gitmek istememiş. Doktorun ölmesiyle Feride ailesinin yanına dönüyor. Ailesi onu görünce çok seviniyorlar. Kamran ile eskisi gibi arkadaş kalacaklarını söylüyor. Fakat Feride 2 gün sonra ayrılacağını söylüyor. Müjgana doktorun kamrana yolladığı mektubu veriyor ve ben gittikten sonra bu mektubu Kamrana vereceksin diyor. Müjgan dinlemiyor hemen mektubu kamrana veriyor. Kamran mektubu açıyor ve kocası Hayrullah bey yazmış “Oğlum Kamran bu deli kızın sana olan aşkı devam ediyor. Ferideyi sana ben gönderttim, sakın o kızı bırakma gerekirse zorla kaçır. Oğlum ben Feride ile dedikodu yüzünden evlendim, biz baba-kız gibiyiz.” Kamran mektubu okumuş ve hemen Feridenin yanına seni bırakmayacağım karıcığım demiş. “Biz artık mutlu olacağız.”
son

16 Mayıs 2013 Saat : 11:19

Çalı Kuşu Romanının Özeti Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLU BAĞLANTILAR

Ödev Ödev